|
Yolun Sonu

Bomboş bir sayfa açılmıştı masanın üzerinde duran defterden. İçinde ne varsa dökmek istedi..gözlerinde bir ömrün yorgun bakışları vardı. Suskun yüreğinde fırtınalar kopuyordu. Söylemek istediklerini aslında söylemek de istemiyordu. Bu hayatına giren herkese zarar verebilirdi. Ama bunları içinde tutmak yüreğine büsbütün zarar veriyordu. Bunun farkındaydı. Masaya oturdu. Çekmecesinden dolma kalemini çıkarttı. Bir taraftan da nereden başlayacağını düşünüyordu.
Eliyle çekmeceyi yuvasına sürdü. Sevgili dünya diye başladı yazmaya. Birbirine girmiş yaşamlar içinde ömrünü tamamlamak üzere olan ve dünyadan kazık üstüne kazık yiyen bu adam yine de dünyayı seviyordu. ‘Sevgili dünya. Gözlerimi açtığım günden buyana hiç isyan etmedim sana. Başıma gelen her faciada suçu sende bulmadım. Kusuru kendimde görüp, özümde yanlış olan ne varsa tamir etmeye çalıştım. Geldiğim noktada yaşadığım bütün bu olumsuzluklar bana bir tek şeyi öğretti. Zamanın değerini bilmeyi ve onu doyasıya yaşamayı.’
Belli ki kendisini boşa geçen zamanları yazmaya hazırlıyordu. Yorgun bedeninde yılların birikmişliğini taşırcasına kalemini sırtlıyordu. Kalbindeki derin izleri hatırladıkça gözleri doluyordu. Boş defterin sayfaları yavaş yavaş dolmaya başlamıştı. Sessiz bir çığlık atıyordu yaşlı adamın yüreği. Bu çığlık kalemin ucundan sessizce çıkıp boş sayfalarda yoluna devam ediyordu.
‘Yoruldum. Çok yoruldum. Geçen zamandan öte yaşadıklarım beni çok yordu. Eşim, hayat arkadaşım, aşkım beni yarı yolda bırakıp sonsuzluğa gitti. Beni benimle tek başıma bıraktı. Ama artık ben de yoruldum. Belki de yolun sonuna yaklaştım. O büyük kazada ölmediğim için hiç sevinemedim. O olmadan bugüne gelebilmek bir mucizeydi benim için. Ama artık hissediyorum. Ona yaklaştım. Yakında, hem de çok yakında ona kavuşacağım.’
Yaşlı adam yolun sonuna geldiğinin farkındaydı. Bu ona acı yerine mutluluk veriyordu. Yolun sonunda bir bekleyeninin olduğunu biliyor ve sabırsızlanıyordu. Yaşlı adam yerinden kalktı ve yatağının başına oturdu. Eski, boyasız botlarının bağcıklarını titreyen elleriyle yavaşça çözdü. Ayaklarını güçlükle kaldırdı ve yatağına sırt üstü uzandı. Derin bir nefes çekti ciğerlerine. Bu derin nefes onu öksürttü son kez. Yaşlı adam artık gözlerini kapatmış derin uykusuna dalmıştı.
07.07.2008
Bu Yazıyı okuyan 532
'nci kişisiniz.
|
|
AŞK-I
İLAN |
|
Yeni Sayfa 1
|
|
DİĞER
YAZILAR |
|
|
|