Genç Anadolu Partisi Genel Başkan Ali ALEMDAROĞLU Sakarya’da | Habervole
Habervole
Habervole
Habervole
  • Mehmet Servet ÖZUÇAK   4-D ‘li  Kamu  çalışanlarının  dertlerini  dinledi.
    Mehmet Servet ÖZUÇAK   4-D ‘li  Kamu  çalışanlarının  dertlerini  dinledi.
  • Fenerbahçe BEKO 79-75 CSKA Moskova
    Fenerbahçe BEKO 79-75 CSKA Moskova
  • Ayşen Gruda’nın Hastane Derindere’de tedavisi devam etmektedir.
    Ayşen Gruda’nın Hastane Derindere’de tedavisi devam etmektedir.
  • Arel Üniversitesi Büyükçekmece Basketbol Takımından Üniversiteye Ziyaret…
    Arel Üniversitesi Büyükçekmece Basketbol Takımından Üniversiteye Ziyaret…
  • Kış Hastalıklarından Korunmak İçin 15 Altın Kural
    Kış Hastalıklarından Korunmak İçin 15 Altın Kural
  • Bu Atıştırmalıklar Tok Tutuyor Sağlık Veriyor
    Bu Atıştırmalıklar Tok Tutuyor Sağlık Veriyor
  • İnegöl AVM’de Yeni Markalar Kapılarını Ziyaretçilerine Açtı
    İnegöl AVM’de Yeni Markalar Kapılarını Ziyaretçilerine Açtı
  • Yataş Bedding Snow Serisi ile Yeni Yıla Muhteşem Bir Başlangıç Yapın
    Yataş Bedding Snow Serisi ile Yeni Yıla Muhteşem Bir Başlangıç Yapın
  • Fenerbahçe 2-2 Büyükşehir Belediye Erzurumspor
    Fenerbahçe 2-2 Büyükşehir Belediye Erzurumspor
  • Miss Universe 2018 birincisi Filipinli Catriona Gray  oldu!
    Miss Universe 2018 birincisi Filipinli Catriona Gray oldu!
Göğüs Duvarı Deformitelerinde Cerrahi Yöntemler
Göğüs Duvarı Deformitelerinde Cerrahi Yöntemler

Doğumdan itibaren görülmeye başlayan göğüs...

Tansu Sarı Çarşamba Kuponu
Tansu Sarı Çarşamba Kuponu

İlk yarıda Hibernian TANSU SARI...

Fenerbahçe BEKO 79-75 CSKA Moskova
Fenerbahçe BEKO 79-75 CSKA Moskova

Erkek Basketbol Takımımız Fenerbahçe BEKO,...

Kadıköy’de Muhteşem Cafe:KOTYORA
Kadıköy’de Muhteşem Cafe:KOTYORA

Kadıköy’lüler!!! Ordu’lular!!! Fenerbahçe’liler!!! Daha ne...

Tansu Sarı Salı Kuponu
Tansu Sarı Salı Kuponu

Caen evinde yıkılır….. TANSU SARI...

Kış Hastalıklarından Korunmak İçin 15 Altın Kural
Kış Hastalıklarından Korunmak İçin 15 Altın Kural

Havaların soğuması solunum yolu enfeksiyonlarının...

Bu Atıştırmalıklar Tok Tutuyor Sağlık Veriyor
Bu Atıştırmalıklar Tok Tutuyor Sağlık Veriyor

Günlük yaşantımızın getirdiği stres ve...

Göğüs Duvarı Deformitelerinde Cerrahi Yöntemler
Göğüs Duvarı Deformitelerinde Cerrahi Yöntemler

Doğumdan itibaren görülmeye başlayan göğüs...

Tansu Sarı Çarşamba Kuponu
Tansu Sarı Çarşamba Kuponu

İlk yarıda Hibernian TANSU SARI...

Fenerbahçe BEKO 79-75 CSKA Moskova
Fenerbahçe BEKO 79-75 CSKA Moskova

Erkek Basketbol Takımımız Fenerbahçe BEKO,...

Kadıköy’de Muhteşem Cafe:KOTYORA
Kadıköy’de Muhteşem Cafe:KOTYORA

Kadıköy’lüler!!! Ordu’lular!!! Fenerbahçe’liler!!! Daha ne...

Tansu Sarı Salı Kuponu
Tansu Sarı Salı Kuponu

Caen evinde yıkılır….. TANSU SARI...

Kış Hastalıklarından Korunmak İçin 15 Altın Kural
Kış Hastalıklarından Korunmak İçin 15 Altın Kural

Havaların soğuması solunum yolu enfeksiyonlarının...

Bu Atıştırmalıklar Tok Tutuyor Sağlık Veriyor
Bu Atıştırmalıklar Tok Tutuyor Sağlık Veriyor

Günlük yaşantımızın getirdiği stres ve...

Habervole
Genç Anadolu Partisi Genel Başkan Ali ALEMDAROĞLU Sakarya’da
Genç Anadolu Partisi Genel Başkan Ali ALEMDAROĞLU Sakarya’da
  Genç Anadolu  Partisi  Genel Başkan  Ali ALEMDAROĞLU   Sakarya’da Genel Başkan  Ali ALEMDAROĞLU  Habervole, Sakarya54 ve Dernektürk   Haber  ekibinden  Fehmi DUMAN, Sabahattin Birinci, Necla  Bakan’ın  sorularını  cevapladı. SAKARYAYA SAKARYALILARA TEŞEKKÜR EDİYORUM SEÇİM YASASI   SİYASİ ...
4 Ekim 2018 04:57
Font1 Font2 Font3 Font4

  Genç Anadolu  Partisi  Genel Başkan  Ali ALEMDAROĞLU   Sakarya’da

Genel Başkan  Ali ALEMDAROĞLU  Habervole, Sakarya54 ve Dernektürk   Haber  ekibinden  Fehmi DUMAN, Sabahattin Birinci, Necla  Bakan’ın  sorularını  cevapladı.

SAKARYAYA SAKARYALILARA TEŞEKKÜR EDİYORUM

SEÇİM YASASI   SİYASİ  PARTİLER  YASASI   DEĞİŞMELİ

HAZİNE  YARDIMI ADİL DEĞİL

BİZ İSTİĞİMİZ  SORUNLARI  SÖYLEYEMİYORUZ

HAZİNE  YARDIMI OLMAMALI

İTİFAKLARI DOĞRU  BULMUYORUM

BÜYÜKŞEHİR   YASASI   TABİKİ  DEĞİŞTİRİLMESİ  GEREKİR

EĞİTİM ÖZEL SEKTÖRE DEVREDİLEMEZ

ÖZEL  OKULLARA

TARİKATLARA

VAKIFLARA KARŞIYIM

DİYANET İŞLERİ ÖZERK OLMALI

Habervole Genel Yayın Yönetmeni Fehmi Duman Genç Anadolu Partisi Genel Başkanı Ali Alemdaroğlu ile Sakarya Halkını Raylı Sistemden uzak tutmanın arkasında ki durumu konuştu

ALEMDAROĞLU”Tarihin evrensel bilgi birikimi insanın en değerli hazinesidir. Yaklaşımımız ve programımız tarihin en değerli hazinelerinin ayrılmaz bir parçası olarak insanla birlikte evrenin nesiller boyunca yaşanılabilir kılınmasını amaçlamaktadır.

Evrensel değerlerin yerel kaynaklarla en mükemmel uyumla buluşturulabilmesi süreçlerinin hassas yönetimi ancak bu büyük hayalin gerçekleşmesini mümkün kılabilir.

Partimiz, ekip arkadaşlarımız, üyelerimizle birlikte tüm dostlarımız huzur ve mutluluğun ancak yeni küresel değerler ışığında ülkemizin ve bölgemizin her bir sokağında, hanesinde ve hür bireylerin zihninde yaşam bulacağı süreçleri yönetme sanatının icra heyetidir.

Partimiz takım arkadaşlarımız yüce insanlığın her rengiyle, bin bir diliyle, kültürüyle yaratılmış evrensel bilginin, kültürün ve etiğin küresel ve yerel takipçisi, mimarı ve uygulayıcısıdır.

Partimiz bilgiyi ve bereketi insandan ve evrenden aklıyla, elleriyle derleyip tüm kalbiyle, vicdanının sesiyle kendi halkına, ülkesine, bölgesine ve evrene binlerce eliyle gelecek yeni medeniyetlere, yeni nesillere taşıyan isimsiz neferlerin birliğidir.

ALEMDAROĞLU”İnsan ve onun ayrılmaz bir parçası olan insan onurunun korunması, yüzyıllardır sahip olduğumuz köklü kültürümüzün bize yüklediği önemli bir sorumluluktur. İnsan hakları, çevrenin korunması, hukukun üstünlüğü, demokrasi, laiklik, eşitlik, sosyal devlet gibi çağdaş kavramlar ve bu hedeflerin ulusal ve küresel olarak tüm insanlığın yararına gerçekleşmesi için çalışan kurumlar, birlikte mutlu ve yüksek bir yaşam düzeyine ulaşmayı amaçlamaktadırlar.

ALEMDAROĞLU”Türkiye ve bölgemiz başta olmak üzere, günümüz dünyasında kaygı verici sorunlarla karşı karşıya bulunmaktayız. Ülkemizde uzun yıllardan beri yaşanmakta olan sorunlar, köklü çözümler üretilmediği için, günümüze kadar birikerek ve büyüyerek gelmiş bulunmaktadır. Mevcut sistemin katmerleşerek derinleşen bu sorunlara çözüm üretme yeteneğini kaybettiği ise ortak toplumsal kanaate dönüşmüş bulunmaktadır. Odağına doğayı ve insanı almayan, insana hak ettiği değer ve önemi vermeyen yaklaşımların ve çözüm önerilerinin var olan sorunların çözümüne katkı sağlayamayacağı açıktır. Mevcut sorunlara dahi çözüm üretmesinden umut kesilmiş modeller ve yaklaşımlardan ayrıca güzel bir geleceğe dair umut beklemek de mümkün görünmemektedir.

       

İki yüz devletin yüzlerce federal veya özerk yerel bölgesel yönetimin ve siyaset kurumunun yönetmekte olduğu milyarlarca insanın yaşamını sürdürdüğü “küresel köy” olarak anılan dünyamızda göreceli iyiliklerinin ve avantajlarının ötesinde optimal mutluluk ve huzurun sağlandığı bir model ise neredeyse yok gibidir. Mevcut kurumsal yapılarının bir bütünlük içinde, insanımızın layık olduğu refah ve mutluluğa ulaşmasına insan odaklı katkı sağlamak üzere yeniden gözden geçirilerek bir değişimin sağlanması ertelenemez bir zorunluluk olarak görünmektedir.

Bu vizyon ile kuruluşundan itibaren bu amaca ve arayışlara yönelen partimiz 2016 yılı küresel gelişmeleri ile birlikte tüm dünya milletlerinin 2020, 2050 ve 2080 vizyonları olarak BM, AB tarafından benimsenen hedeflerin yerel ve ülke hedeflerimiz ile harmonize edilerek yaşama geçirilmesini benimsemiş bulunmaktadır. Bu yaklaşım küresel uygarlığın ayrılmaz bir parçası olarak Türkiye halkının huzurunun ve refahının garantisi olacaktır.

ALEMDAROĞLU”Partimiz; Birleşmiş Milletlerin Sürdürülebilir Kalkınma Zirvesinde 193 ülkenin imzası ile kabul edilen 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin ülkemizde başarı ile hayata geçirilerek insanımızın uluslararası toplumun ayrılmaz bir bileşeni, çalışkanlığı ve vizyonerliği ile lideri ve kılavuzu olmayı amaçlamaktadır.

Partimizin de yakından takip edip benimsediği bu yeni gündem başta ülkemiz olmak üzere tüm insanlığın ve gezegenimizin huzuru ve refahı için bir eylem planıdır. Aynı zamanda daha geniş özgürlük anlayışı içerisinde dünya barışını güçlendirmeyi amaçlamaktadır. Her boyutuyla yoksulluğun ortadan kaldırılması sürdürülebilir kalkınma için vazgeçilmez bir gerekliliktir. İmzalayan tüm ülkeler ve paydaşlar işbirliği içinde hareket ederek bu planı uygulamaya koyacaklarını teyit etmektedirler. Ayrıntılı özgünlükleri ile birlikte 17 temel hedef Sürdürülebilir Kalkınma ve Gelişmenin bugünkü ve gelecekteki yeni Küresel Gündemin amaç ve boyutlarının göstergesi niteliğindedir.

Dolayısıyla halkımızın bu genel hedeflere diğer ülkelerle birlikte en kısa ve en az maliyetle ulaşmasının sağlanması, yurttaşlarımız ve politikacılarımız başta olmak üzere tüm kurumlarımızın ve temsilcilerinin ülke içinde ve dışında hak ettikleri saygıyı ve takdiri kazanabilmesi mümkün olacaktır.

Bu deflerin gerçekleştirilebilmesi için partimiz,Her tür yoksulluğu, nerede olursa olsun sona erdirmek,Açlığı bitirmek, gıda güvenliğini sağlamak, beslenme imkânlarını geliştirmek ve sürdürülebilir tarımı desteklemek,İnsanların sağlıklı bir yaşam sürmelerini ve herkesin her yaşta refahını sağlamak,Herkesi kapsayan ve herkese eşit derecede kaliteli eğitim sağlamak ve herkese yaşam boyu eğitim imkânı tanımak,Toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak ve kadınların ve kız çocuklarının toplumsal konumlarını güçlendirmek,Herkes için temiz suya, sağlığa erişimi, suyun ve sağlığın sürdürülebilir yönetimini garanti altına almak,

Herkes için erişilebilir, güvenilir, sürdürülebilir ve modern enerji sağlamak,

Sürdürülebilir ve kapsayıcı ekonomik gelişimi, kalkınmayı sağlamak, tam ve üretici istihdam ile insan onuruna yakışır işleri sağlamak,

Günün ihtiyaçlarına uyumlu dayanıklı altyapı inşa etmek, sürdürülebilir ve kapsayıcı sanayileşmeyi ve yeni buluşları teşvik etmek,

Ülkenin içinde, bölgeler ve iller arasındaki eşitsizlikleri azaltmak,

Kentleri, kasabaları ve insan yerleşim yerlerini herkesi kucaklayan, güvenli, güçlü ve sürdürülebilir kılmak,

Sürdürülebilir bilinçli tüketimi ve akıllı üretimi sağlamak,

İklim değişikliği ve etkileri ile mücadele için acil adımlar atmak,

Okyanusları, denizleri, deniz ve su kaynaklarını sürdürülebilir kalkınma için korumak ve sürdürülebilir şekilde kullanmak,

Karasal ekosistemleri, ormanları korumak, restore etmek ve sürdürülebilir kullanımını sağlamak, çölleşme ile mücadele etmek, toprakların verimlilik kaybını durdurmak ve geriye çevirmek ve biyoçeşitlilik kaybını durdurmak,

Sürdürülebilir kalkınma, refah ve huzur için çatışma ortamları yerine barışçıl ve herkesi kucaklayan toplumları ve davranışları teşvik etmek, herkesin adalete erişimini, bireyin ve toplulukların güvenini, güvenliğini sağlamak, her seviyede etkin, şeffaf hesap verebilir, hesap sorulabilir ve kucaklayıcı kurumlar inşa etmek,

Sürdürülebilir kalkınma, barış ve huzur için küresel işbirliği ve ortaklığın uygulama araçlarını güçlendirerek küresel ortaklığı ve işbirliği çözümlerini yeniden canlandırmak.

Şeklinde belirlenen temel hedeflerin ülkemiz özgülüne uyarlanmasını ve ayrıca ulaşılacak başarıların elçiliğini yapmayı ülkesel ve küresel vizyon olarak benimsemektedir.

Tıkanan sadece ülkenin sağlıklı yönetimine imkân vermeyen siyasal sistem ve onunla bağlantılı yürütme çarkı değildir. Toplumumuz, özgüven duygusunu kaybetmeye başlamış; yılgınlık, genç kuşakların içine sürüklendiği ümitsizlik, gelir dağılımı başta olmak üzere hayatın her alanında kendini gösteren haksızlık, adaletsizlik, işsizlik, giderek yaygınlaşan yolsuzluk ve yoksulluk hep çoğalmış, hep artmış, hep büyümüştür.

Hâlbuki Türkiye’nin bulunduğu coğrafyadaki tüm devletler insanlık tarihi boyunca her zaman iddialı olmuşlar ve dünyadaki gelişmelerde belirleyici rol oynamışlardır. Günümüzde de kıtalararası, kavimler, çok sesli, çok renkli kültürler köprüsü bu coğrafyanın mirasçısı olan Türkiye Cumhuriyeti’ne çok önemli sorumluluklar düşmektedir. Bu sorumluluğun yerine getirilebilmesi için ekonomik ve siyasal açıdan istikrarlı, güvenilir, güçlü aynı zamanda iç çelişkilerini akılcılıkla çözümlemiş huzurlu bir Türkiye’ye tüm yeryüzünün ihtiyacı vardır.

Türkiye’nin bugün için kullanılabilir gücünün, huzur ve refahının istenilen düzeyde olmamasının en önemli nedeni; insani başarı, etkinlik ve verimliliğin öncelendiği bir toplumsal kültür oluşturamamış olması ve başta insan kaynağı olmak üzere sahip olduğu potansiyel kaynaklarını etkili bir şekilde kullanacak kurumsal bir yapıyı hayata geçirememiş olmasıdır. Diğer bir deyişle Türkiye, sahip olduğu enerjisini sinerjiye dönüştürecek barışçıl bir siyasal, ekonomik, hukuksal, kültürel ve bilimsel atmosferi kurumsallaştıracağı yerde, başta siyasetçiler olmak üzere toplumun etkili kesimleri sahip olduğu enerjinin önemli bir bölümünü anlamsız tartışmalara ve kutuplaşmalara harcamakta ve zamanın hızlı akışı içinde dünyadaki gelişmeler karşısında hızla etkisizleşmektedirler. Sorunun temeli akılcı ve çağdaş insancıl katılımcı yönetişimin sağlanamamasında yatmaktadır.

Erkler arasında işlemez hale getirilen kuvvetler ayrılığı ilkesinin gereksizliğinin makul görülmesinin dayatıldığı günler yaşanmaktadır. Katılımcı demokrasinin etkili işlemesi için üç erkin –Yasama, Yürütme ve Yargının– haber alma özgürlüğü ile birlikte tekrar bir sistem bütünlüğü içerisinde düzenlenmesi gerekmektedir. Burada amaç, insan hizmet edecek sistemin işlevlerini yerine getirmesini sağlamaktır. Kamuoyundan saklanan Yasama şimdiki durumda denetim ve hukuk yapıcılığı yerine yürütmenin işleriyle uğraşmakta, Yürütme yasa yapmakta, Yargı ise yürütmenin vesayetinde bağımsızlığını ve güvenilirliğini yitirerek işlevini kaybetmiş bulunmaktadır.

ALEMDAROĞLU”Siyasi Partiler demokrasinin bir ürünüdür. Ancak, ülkemizde Siyasi Partilerin kendi yönetim ve karar süreçleri demokratik değildir. Demokratik karar süreçlerine ihtiyaç duymaksızın parti liderinin her söylediği parti ve hükümet görüşü haline dönüşmekte, milletvekilleri ve kabine üyeleri bu irade tarafından belirlenmektedir. Milletvekilleri halkın vekilleri olmak yerine liderin vekilleri olmakta, liyakat kültürü yerine itaat kültürü oluşmaktadır. Parti kendisini oluşturan ve destekleyen kitlelerin dinamik ve değişken ihtiyaç ve taleplerini özgürce dile getirebildikleri bir fikri çiçek bahçesi gibi olmalıdır. Hızla değişen ve gelişen yaşamın güncel ve vizyonel ihtiyaçlarını şekillendirecek çağdaş siyaset ve düşünce kürsüsü olması gereken siyasi parti ancak o zaman en küçük birimlerden merkeze akan düşünsel ve siyasal taze kanla kitlelerin nabzını hissedebilir onların sesi soluğu olabilir.

Dokunulmazlık kurumu varoluş amacından saptırılmış, yolsuzlukların üzerini örtmek veya muhalifleri susturmak maksadına hizmet eder konuma dönüştürülmüş ve yolsuzlukla mücadele yerine yolsuzluk bataklığına sürükler hal almıştır. Kamu kaynakları şeffaf olarak harcanmamakta, kamu gücü ise siyasal amaçlar için kullanılabilmektedir. Bu haliyle demokrasi, güç ve nüfuz elde etmenin, rant paylaşımının bir aracı haline dönüşmektedir.

Özgürlük ve kardeşlik temelinde sosyal boyutun önemli ağırlığa sahip olduğu, adaletin ve barışın ön planda olduğu, tüm toplumsal kesimlerin duyarlılıklarının dikkate alındığı ve temelde herkesin ve her kesimin kalkınma ve büyüme sürecinde katkısının sağlandığı, kamu ve ülke kaynaklarının etkin kullanıldığı, ulusal gelirin hakça paylaşıldığı yeni ve gerçekçi siyasal bir projenin hayata geçirilmesi gerekmektedir.

Bu yeni yaklaşım; başta siyaset kurumu olmak üzere, hukuk, ekonomi, sosyal politikalar, dış politika ve insanımızı ilgilendiren her alanda, her katkıyı önemseyecek ve herkesi kucaklayacaktır. Böylece kutuplaşma, kavga ve çekişme son bulacak, adalet hayatın her alanında en etkin bir biçimde gerçekleştirilecek, devlet milletle bütünleşmesi yeniden sağlanacak ve sistemin kendini oluşturan bireylerin ve toplumun ihtiyaç ve sorunlarına çözüm üretme yeteneği geliştirilecektir.

Türkiye’nin öncelikle ve hızla kısır çekişme ve kavga ortamından kurtulması gerekmektedir. Acil ihtiyaç tüm toplum kesimlerini kucaklayan ve “Sen de olmazsan her şey eksik olur” diyen yeni bir siyasi anlayışın ve toplumsal uzlaşma kültürünün hayata geçirilmesidir.

Partimiz ülkemizi kutuplaşmaya, insanımızı birbirine karşı ötekileştirmeye ve nefreti karşılıklı körüklemeye dayalı bir siyaset tarzına karşı; yurttaşlarımız arasında dayanışmayı ve işinde başarılı olmayı özendirecek bir toplumsal kültür oluşturmayı amaçlayan yeni siyaset tarzını benimsemektedir.

Meşru hukuk düzenini ihlal edenlerin değil, hukuk düzenine uyanların kazandığı bir Türkiye kurmak için gerekli tüm çalışmalar yapılacaktır. Unutulmamalıdır ki hukuk suçlular için dahi elzemdir.

Politika üretiminde bilgi birikimini ve emeğini ortaya koyan her yurttaşımız Partimizin gönüllü kadrosundadır. Küreselleşen ekonomik, siyasi, diplomatik ilişkilerde, rekabette başarının en iyi olmayı gerektirdiği günümüz dünyasında, ulusal çıkarlarımızı gözetecek, refah ve mutluluğumuzu artıracak katkıyı sağlayacak her yurttaşımızın ürettiği bilgi ve proje programımızın bir parçası olacaktır. Yurttaşlarımızın, bilim insanlarımızın, ülke içinden ve dünyanın her yerinden dostlarımızın geliştirdiği bilgi ve projelerin izlenmesi ve hayata geçirilebilmesi için ayrı bir birim oluşturulacaktır.

İçinde bulunduğumuz durum yüzyıllar boyunca tarihe yön vermiş bir milletin kaderi olamaz ve kabul edilemez. Zaman, hükümeti ve topyekûn muhalefetiyle çağdaş vizyoner, yeni bir programı ve yeni bir anlayışı birlikte hayata geçirme zamanıdır. Zaman Türkiye’nin aydınlık geleceğinin oluşturulmasında “Evet biz de varız!” diyenlerin görev üstlenme zamanıdır. İtibarımızı, onurumuzu ayaklar altından kurtarmak için farklılıklarıyla birlikte biz de varız diyenleri ötekileştirmek ve uzaklaştırmak değil içerde ve dışarıda topyekûn ele ele verme, onların önünü açma zamanıdır.

Yıllardır sürdürülmekte olan mevcut siyaset ülkemizi, içerde ve dünyanın dört bir yanında yaşamın ve üretimin çeşitli süreçlerinde onuru ve namusuyla yerini alan yurttaşlarımızın ve dahi dostlarımızın güvenini, itibarını sarsmaktadır. Bakanlarımız konuşturulmamaktadır. Onlarca cana mal olan sınır ötesi küresel faaliyetlerde ve stratejilerde uğranılan yenilgiler ve kayıplar her geçen gün bir önceki ekibe, kabineye, bakana yüklenerek savuşturulması yoluna gidilmektedir. Turizmden, tarıma ve ticaretin tüm alanlarında iflasa koşturan, kaynağı belirsiz dış nakit transferleri ile suni nefes alan, istikrarsızlaşan ekonomi ve dış politikaların telafisi için vakit henüz çok geç olmadan efkârı umuma danışmak kaçınılmaz hale gelmiş bulunmaktadır.

Tekçi anlayışlar yerine istişareler ve toplumsal mutabakatların tesisiyle milletimizi ve ülkemizi çağdaş milletler nezdinde yeniden hak ettiği saygın ve onurlu seviyeye yüceltmek en acil görevimizdir.

Bu bataklıktan kurtulmak bir an evvel huzur ve barışa kavuşmak için yönetenleri de, muhalefeti de Milletimizin Küresel İstişare Masasının etrafında toplanmaya, tekçi değil, katılımcı, renkli ve çoğulcu akli yolu bulmaya acil ihtiyaç duyuyoruz.

Yeni Siyaset; Siyasi partiler, demokrasilerin gelişimiyle ortaya çıkmışlar ve siyasetin vazgeçilmez temel kurucu unsurlarından biri olarak kabul edilmişlerdir. Demokrasilerin en temel kurumu olan seçimler, ancak siyasi partilerce organize edilebilmekte, siyasal eşitlik ve katılımcılık ilkeleri de ancak siyasi partiler vasıtasıyla hayata geçirilebilmektedir.

ALEMDAROĞLU”Günümüz siyasetinin temel parametreleri büyük ölçüde değişmeye ve siyasi partiler arasındaki temel ayrım noktaları başkalaşmaya başlamıştır. Bunun en önemli göstergesi ise, bugüne kadar sağ ve sol biçiminde ayrılan siyasi kimlikler ile muhafazakâr ya da devrimci dönüşümü destekleyen siyasi partilerde, temel ayrım noktalarının ortadan kalkmaya yüz tutmasıdır. Açıkçası siyasette aynı tarafta bulunan siyasi partilerde önemli konularda ve hedeflerde büyük farklılaşmalar ortaya çıkmış; farklı taraflarda yer alan partilerin temel yaklaşımlarında ve politikalarında ise çok önemli benzeşmeler görülmeye başlanmıştır.

Geçmişte sağ ya da sol siyasi hareket olarak farklı kamplarda birbirine şiddetli biçimde muhalefet eden siyasi güçler, bugün aynı idealler etrafında bütünleşerek birlikte siyasi mücadele yürütebilmektedirler.

Geleceğin Türkiye’sinde siyasetteki temel farklılaşma, soyut sloganlar etrafında geleneksel tarzda siyaset yapan siyasi partiler ile akılcı, halktan yana, yenilikçi politikalar ekseninde, üstlenilen toplumsal sorumluluğun gereklerine uygun, ilkeler bazında siyaset yapan yeni siyasi hareketler arasında şekillenecektir.

Geleneksel siyasetteki tıkanma, küresel gelişmeleri kavrayarak, taraf olunan uluslararası ve uluslarüstü kurum ve kurallarla küresel uyum içinde ulusal çıkarların gereklerine uygun yeni bir siyaset tarzının ortaya konulmasını gerekli kılmıştır. Partimizin program ve hedefleri belirlenirken ülkemizin de taraf olup onay verdiği birleşmiş milletlerin ve bağlı kurumların milenyum hedefleri de dikkate alınmıştır. Küresel vizyonu ile Partimiz, ilkeleri ve hedefleri bu programda belirlenen yeni siyaset tarzını benimseyen Yeni Genç Türkiye’nin demokratik bir merkez partisidir.

Yeni Genç Siyasetin Hedefi: Cinsiyet, ırk, din, dil bakımından Koşulsuz, mutabakat esaslı eşitlikçi gönüllü birlik ve beraberliktir.

Başta siyaset olmak üzere kamusal nitelikli görev üstlenmek, toplumsal sorumluluğa talip olmak demektir. Bu sorumluluğun gereği gibi yerine getirilmesi, siyasi partilerin ve mensuplarının en temel görevidir. Halkın refah ve mutluluğunun artırılması, geleceğin Vizyoner Genç Lider Türkiye‘sinin inşası yeni siyaset ilkeleri doğrultusunda bir değişimi gerekli kılmaktadır. Bu değişim ancak yaşlısı-genci, kadını-erkeği, Türkü-Kürdü, Müslümanı-Hristiyan’ı-Ateisti, Alevisi-Sünnisi, beyazı-siyahı ile aktif katılımcı tüm toplumsal dinamikleri harekete geçirmekle ancak mümkün olacaktır.

Oy artışı sağlamak, iktidara gelmek veya iktidarda kalmak için mücadele eden siyasi partilerin ülkemizde gelenekselleşen yöntemleri, toplumsal sorumluluğun gerekleriyle bağdaşmaz bir nitelik kazanmıştır. Bu eski siyaset tarzı, parti ve mensuplarının çıkarları doğrultusunda gelişmiştir. İtaate veya biat’a dayalı bir siyasi kurumsallaşma; kutuplaştırmaya, laf üretmeye dayalı oy avcılığı; uzun dönem gelişme dinamiklerini dikkate almayan kendi yönetim dönemini kaynak israfıyla süslemeye çalışan icraatlar; parti işlevlerinin toplumsal çıkarları sağlayamadığı bir yapılanma; nüfuz ve rant dağıtımına yönelmiş bir parti içi heyecan, içinde bulunduğumuz durumun özetidir.

İnsanı salt tüketim potansiyeli olarak gören vahşi rekabetçilik ulusal sınırları aşarak küreselleşmiştir. Diğer ülkelerdeki gelişmelerin boyutlarıyla karşılaştırmadan yapılan başarı değerlendirmeleri anlamını yitirmiştir. Sadece obezce ve adaletsizce en hızlı koşanlar arasında olmak huzur ve refah için yeterli olamamaktadır. Toplumsal sözleşme esasında ortak insani değerler etrafında birleşemeyen toplulukların zoraki birliği olarak varlığını sürdüren ülkelerin geleceği aydınlık değildir. İyi olmak için değil, en iyi olmak için; sadece başarılı olmak için değil, hem başarılı hem de huzurlu olmak için çaba harcamak zorundayız. Bunu ancak kimseyi ötekileştirmeden, dışlamadan, farklılıklarımızı zenginliğimizin esası, birbirimizin özgünlük ve özgürlük alanı olarak içselleştirerek, birlikte el ele gerçekleştirebiliriz.

İnsanlar kurumların var oluşunun esas nedenidir. Kurumların etkinliği, verimliliği, gücü hizmetinde olduğu toplulukların mutluluğuna ve memnuniyetine bağlıdır. Hizmetinde bulunduğu topluluğu güvenli, huzurlu ve mutlu kılamayan yöneticiler, hükümdarlar, hükümetler, kurumlar ve dahi devletlerin varlıklarını pek uzun sürdüremedikleri ise başka bir gerçek olarak bilinmektedir.

En büyük potansiyelimiz kendi insanımızdır. Atatürk’ün ifadesi ile “Milleti kurtaracak olan yine millettin kendi azim ve kararlılığıdır”. 21. Yüzyıl Türkiye’sinde kavgaya değil barışmaya, dayanışmaya, yandaş olmaya değil başarı ve liyakate prim veren bir toplumsal ve Genç Siyasi Kültür oluşturarak, tüm yurttaşlarımızı insani gelişmişlik seviyesi ile kalkınma yarışının bir unsuru haline getirmek temel hedefimizdir.

İnsan faaliyetleri kurumsal ve kültürel üst yapıların etkisi altındadır. Yanlış veya kötü yönetilen, işletilen kurumlar, en büyük potansiyelimiz olan insan enerjisinin ve diğer kaynaklarımızın israf veya yok edilmesine neden olmaktadır. Kurumlar iyi yapılanmış ve iyi işliyorsa, insan faaliyetlerinde verimliliği arttırır, toplumsal bir sinerjinin oluşmasına katkı sağlar. Bu bakımdan karşılıklı güven ve işbirliğine, demokratik, dayanışmacı ve yapıcı rekabete dayalı bir kurumsal kültür ve yapılanma temel hedefimizdir.

Bu bağlamda, Genç Yeni Siyasetin hedefi birlikte dirlik ve diriliktir.

PARTİMİZİN TEMEL KONULARDAKİ GÖRÜŞLERİ

DEMOKRATİK CUMHURİYET

Demokratikleşme

Ülke yönetiminde halk iradesinin egemenliğini esas alan Cumhuriyet rejiminin tesisi, isminden mütevellit değil, ancak demokrasinin tüm kurum ve kurallarıyla işlerlik kazanması halinde gerçeklik kazanacaktır.

Halk için halka rağmen değil, Halk için halkla birlikte, prensibini benimseyen partimiz, ülkemizde demokratik düzenin tüm özelikleri ve gerekleriyle gelişme sürecini tamamlayabilmesi için; insan hak ve özgürlüklerinin tümüyle teminat altına alındığı, ülke yönetiminde çağdaş meşru hukukun üstünlüğü ilkesinin egemen kılındığı, düşünce ve inanç özgürlüğünün tüm uygulamalarıyla sağlandığı, insanlık onuruna yaraşır bir kamu düzeni ve toplum hayatının gerçeklik kazandığı bir demokratik cumhuriyet olmanın gerekliliği kanaatindedir.

Halkın oy verme hakkına sahip olduğu, oy verdiği kişileri (adayları) belirleme yetkisinin fiilen bulunmadığı bu günkü “temsili demokrasi” anlayışı, halkın ve sivil toplum kuruluşlarının katılımı ile genişletilip, doğrudan demokrasiye özgü mekanizmaların yaygınlaştırılmasıyla desteklenecektir. Genel ve yerel seçimlerde tercihli oy kullanılabilecektir.

Adayların ve tüm partili üyelerin katılımıyla, milletvekillerinin, tüm seçmenlerin iradesiyle belirlendiği (tercihli oy) seçen ve seçilenler arasındaki ilişkiyi güçlendirecek daraltılmış bölge uygulamasına geçilecektir.

Memurların siyaset yapmalarına yönelik yasaklar, belli istisnalar dışında kaldırılacaktır. Sistemi yozlaştırmayacak tüm oluşumlar halkımıza açık olacaktır.

Partimiz, Yeni Genç Siyaset ilkelerini benimseyen tüm yurttaşlarımızın katılımına açıktır. Katılım sağlayan, sağlamayan herkesin taleplerine karşı duyarlıdır.

Halkın sivil toplum kuruluşları aracılığıyla kanun teklifi vermeleri sağlanacak, sivil toplum kuruluşlarının TBMM komisyon çalışmalarına katılımı kurumsallaştırılacaktır.

Atanacak bakanların belirlenmesinde katılımcı demokrasinin gerekleri yerine getirilerek sivil toplum kuruluşlarının önerileri dikkate alınacaktır.

Ülke barajıyla ilgili sınırlamaların altında oy alan partilerin de TBMM’de temsiline imkân verecek düzenlemeler yapılacaktır.

Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Kanunu üzerinde vicdanları yaralayan baraj engeli kaldırılarak meclise girmeye hak kazanacak kadar seçmenin iradesi ile oy alan adayların seçmenini mecliste temsil edebilmesi mümkün olacaktır. Tüm kesimlerin iradesinin azlığına bakılmaksızın demokratik hayata aktif katılımı ancak böyle mümkün olabilecektir. Meclis dışına itilmenin, terörizme itilmenin, korsanlığa başvurmak zorunda kalmanın mazeretleri demokrasinin araçları ile bertaraf edilecektir. Böylece zaten sesimizi duyuracak çoğunluğumuz yok diyerek demokrasiye duyarsız kalmayı ve anti demokratik yolları tercih etmeyi tercih eden, tarihimiz boyunca seçimleri, demokratik platformları boykot etme gerekçeleri ortadan kaldırılacaktır. Küçük grupların, akımların, partilerin demokrasi ortamları dışında kalma riskleri ortadan kaldırılarak, kendi dışsallıklarını ve karşıtlarını, “teröristlerini” üreten bataklığı insanca yaşanabilir kılarak en aza indiren, en geniş katılımlı örnek Genç Demokratik Cumhuriyet mümkün olacaktır.

Meclis’te görev alacak 550 Milletvekilinin 100’ü Türkiye Milletvekili olarak seçilerek görev alacaktır. Böylece yeterli oy aldığı ve seçmenleri tarafından bu göreve uygun görüldüğü halde sistem tarafından Meclis dışında kalanların hakları partimizce koruma altında olacaktır.

Meclis’te grup kuracak partilere de 10 Milletvekili esnekliği getirilerek daha rahat çalışmaları sağlanacaktır. Bağımsız veya partisiz vekillerin her birinin başta temsil ettiği halkın ve kendi seçmeninin iradesini mecliste temsil edebilmesi temin edilecektir. Seçilmişlerin de mağduriyetleri önlenerek demokrasimizin olgunlaşması sağlanacaktır.

Partimiz her seçmenin hakkı olan Hazine Yardımındaki uygulamaya da her bir seçmenin hakkını zayi etmeyecek adaletli bir düzenleme getirecektir. Aldığı oy oranında siyasi kişiler ve partiler istisnasız kendini geliştirebilmesi ve sesini duyurabilmesi için yardım kapsamına alınacaktır. Adaletsizliği ortadan kaldırabilmek adına yardım tüm hak eden partiler adına toplam 100.000.000TL ile sınırlandırılacaktır.

Herkes oyu nispetinde bu yardımdan faydalandırılacaktır.

Demokrasi çok seslilikle mümkündür. Diğer partilerin seslerini duyurabilmelerinin ve ülkelerine hizmet edebilmenin yolu adaletli paylaşımdan geçmektedir.

Partimiz, gençlerin ve kadınlarımızın siyasi hayata katılımı için hem yönetimde hem de Milletvekili adaylığında 18-25 yaş arası gençlerimize %20, kadınlarımıza %50 oranında yönetim hakkı tanıyacaktır. Genç Siyaset gençlerin ve kadınların aktif katılımı olmaksızın olanaksızdır. Genç Yeni Siyasetin yaşama geçirilmesi ancak kadınların ve gençlerin teşvik ve motivasyonu ile mümkün olacaktır.

Siyaset okulunda da geleceğin genç siyasetçileri, kadın siyasetçileri yetiştirilecek kendilerine tali değil, talip oldukları görevler verilecektir.

Kürt Sorununa ve Tüm Ulusal Sorunlara Demokratik Çözüm Yolu

20.yüzyılda Ortadoğu’da oluşturulan sınırlar arasında dağıtılan Kürt nüfus yüz yıldır kendi kimliğine kavuşmamış dilini kültürünü devlet güvencesinde huzur ve güven içinde yaşayamamıştır. Asimilasyon ve inkâr politikalarıyla karşı karşıya bırakılmıştır. Kürt nüfusa sahip bölge ülkeleri toprak kaybetmek kaygısı ve korkusu taşmışlardır. 20. Yüzyılın başlarında tüm uluslarda olduğu gibi Kürtler de de uluslaşma arayışları ve çabaları doğal olarak başlamıştır. Bağımsız veya özerk devlet kurma denemeleri yapılmıştır. Ancak geçen yüzyıl boyunca kendi Kürt nüfuslarına makul çözüm sunamayan ülkeler küresel güçlerin baskılarıyla karşılaşmaya başlamışlar ulusal ve ülkesel sorun önce komşular arasında bölgesel boyut kazanmıştır. Son 20 yılda ise Kürt diasporasının da etkinliğini arttırmasıyla küresel bir boyut ulaşmıştır. Irak merkezi yönetimi başta olmak üzere, tüm komşuların karşı çıkmalarına rağmen süper güçlerin rızası ile Kuzey Irakta şimdilik bir Kürdistan Federe Yönetimi kurulmuş bulunmaktadır.

2011 den bu yana bölge halklarının ve devletlerinin nerdeyse tüm tasarruflarının silahlanmaya, çatışmalara harcandığı, silah üretenlerin refahını arttırırken bölge halklarının yoksulluk ve sefaletine neden olan savaş sürecinde yeni oluşumlar ve projeler ortaya çıkmaya başladı. Irak iç savaşının defacto sonuçlarından birisi Kürdistan oluşumu ise Suriye iç savaşının da defcato sonuçlarından bir Rojawa gerçeği olarak belirmeye başladı. Bu oluşum sürecinde de Rusya tarafından hazırlanan yeni Suriye Anayasa taslağında yerel özerklik önermesindeki gibi yine ev sahibi ulus devletlerden çok süper güçlerin müdahalelerinin, belirleyici olduğu açıkça görülmektedir.

Kürt kimliğini benimseyen kendi yurttaşlarımızla dış müdahalelere mahal bırakmaksızın çözüm bulmak kaçınılmaz bir görev olarak önümüzde durmaktadır. Ülkemiz topraklarında yerleşik ve kendilerini Kürt olarak tanımlayan nüfusun, azınlığına çoğunluğuna bakmaksızın tüm temsilcilerinin katılımıyla belirlenecek talepleri doğrultusunda kurulacak Akil İstişare Masasında buluşarak sorunu ele almak yegâne çözüm olarak önümüzde durmaktadır. Tarafların eşit koşullarda ön şartsız temsil edildiği, gerekirse küresel gözleme açık olarak sorunların ve çözüm önerilerinin karşılıklı ele alınarak, temel insan hakları esaslı, acısız, kansız ve gözyaşsız, ortak kabul görür bir çözüm aranmasından ve üretilmesinden başka bir yol yoktur. Denenmemiş bu yol dışındaki tüm seçenekler bir asır boyunca denenmiş ve sonuçsuz kalmıştır. Eğer yine süper güçlerin askeri-ekonomipolitik zoruyla arkada kan ve gözyaşı ve sefalet bırakarak bu çözüme boyun eğmek zorunda kalmak istemiyorsak çözümü kendi aklımızla hep birlikte üretmek zorundayız.

Bir asırlık Kürt sorununda örnek model bir çözüm ile Türkiye’nin iç barışa, huzura, gerçek bir demokrasiye kavuşması, Ortadoğu’nun da demokratikleşmesinde belirleyici olacaktır. Yeni Demokratik Türkiye’nin bölgenin lideri ve rol modeli olabilmesinin yolu, Kürt sorununu köklü ve kalıcı temelde evrensel ve ulus üstü hukuk ilkelerine uygun çağdaş demokratik ölçülerde geliştirerek çözüme kavuşturabilmesiyle mümkün olacaktır. Yine bu topraklarda o günkü Genç Anadolu Siyaseti ile Yeni Demokratik Cumhuriyetin 1921 yılında tüm kurucu kesimlerin ortak aklıyla atılan temellerin üzerinde, ötekileştirici, bölücü yaklaşımlar yerine çoğulcu ve katılımcı nitelikli, yerel yönetimlerle ortak yetki paylaşımları ile kronikleşen sorunlara çözüm üretmek mümkün olacaktır. Partimiz, tüm Anadolu halklarının eşit, özgür ve kardeşçe bir arada yaşayabilmelerinin en kararlı savunucusudur. Bu çözüm modeli Kürt sorununda olduğu gibi olası diğer ulusçuluk eğilimlerinin de derin yararlara dönüşmesini önleyecektir.

Başta Kürt dili olmak üzere diğer tüm diller ve kültürel hakları yasal güvenceye alınacaktır. Türkçe var olan tüm medya kuralları ve uygulamaları diğer diller içinde geçerli olacaktır. Türkçenin yanında İngilizce, Fransızca gibi Kürtçe ve diğer diller de talep edilmesi halinde eğitim ve öğretim dili olarak kullanılabilecektir.

Kürt sorununun Akil İstişare Masasında çözümü tüm çevreler ve kamuoyuyla birlikte çerçevesi belirlenmek üzere Genç Demokratik Anadolu vizyonunda yasal düzenlemelere kavuşturulacaktır. Temel insanca yaşam haklarından ve ülke dışına göçerek vatanından mahrum kalmış yurttaşlarımızın, göçmenlerimizin ve diğer grupların silahlarından arındırılarak, legal demokratik siyasal hayata katılmaları sağlanacaktır.

Çatışma bölgelerinden, köylerinden göç etmek zorunda kalan yurttaşlarımızın köylerine dönüşünü teşvik edecek yasal düzenlemeler yapılarak önlerindeki tüm engeller kaldırılacak, mağdur olanların zararları karşılanarak, devlet güvencesine alınacaktır. Silaha sarılmak yerine tüm ülkede sivilleşme sağlanacak, şiddetin ve terörün baskısı yerine dayanışmacı, örgütlü sivil toplum bilinci yerleştirilip geliştirilecektir. GAP, DAP gibi kalkınma kurumları bölgenin kaynaklarının yerinde ve verimli kullanımı, yatırımların yönlendirilmesinde görevlendirileceklerdir. Genç Anadolu Siyaseti yeniden Bereketli Hilalin müjdecisi olacaktır.

Temel Hak ve Özgürlükler

Çağdaş standartlara uygun, tümüyle güvence altına alınmış evrensel insan hakları, Yeni Genç Siyasetin temelidir. İnsanın insan olarak yaşamasının olmazsa olmaz şartı, bu hakların tanınmasına bağlıdır. Tüm özgürlükleri de içeren insan haklarının tam anlamıyla gerçekleştirilmesi, ulusal birlik ve atılımın en önemli unsurudur.

Düşünce ve kanaat özgürlüğü temel prensiplerimizdendir. İnsanlık suçlarına ve şiddete yönelmeyi tahrik etmeyen her türlü düşüncenin sözlü ve yazılı olarak özgürce ifade edilebilmesini sağlamak, düşünce ve inanç özgürlüğünün önündeki engelleri kaldırmak için gerekli düzenlemeler yapılacaktır.

Temel hak ve özgürlüklerin teminat altına alınmasını öngören anayasal hükümler ile bu amaçla imzalanmış uluslararası sözleşme hükümlerinin sağlıklı bir şekilde uygulamasını sağlamak, insan hakları ihlallerinin takip edilerek ortadan kaldırılması için gerekli önlemleri almak partimiz için görev addedilmektedir.

Partimiz, her türlü özgürlüğün yanındadır. Ancak, bu özgürlük başkalarının özgürlüklerini ihlal etmeye hak verildiği anlamına gelmemektedir.

Hukukun Üstünlüğü

Demokratik cumhuriyetin temel karakteristiği, meşru hukukun üstünlüğü ve halk iradesinin tecellisinin, hiçbir kişi, kurum ve kuruluşun vesayet, kontrol, tahdit ve baskısına maruz bırakılmasına izin verilmemesidir. Partimiz, hukukun üstünlüğü prensibini demokratik cumhuriyetin temel özelliği olarak değerlendirmekte; kanun devleti olmanın ötesinde hukukun üstünlüğü prensibinin tüm kişi ve kuruluşlar için geçerli olduğu, hiçbir kişi ve kuruluş için farklı uygulama olamayacağı görüşündedir.

Partimiz, ülkemiz insanlarının huzur ve refahını temin, temel hak ve özgürlüklerinin antidemokratik kısıtlamalara uğratılmadan yaşanmasını, küresel saygınlığımızın yeniden tesisini sağlamak amacıyla, küresel kamuoyunun ve kurumların gözlemine, uyarı ve eleştirilerine açık, şeffaf, yeni mevzuat düzenlemelerini programına alarak gerçekleştirmeyi gerekli görmektedir.

Demokratik, laik ve sosyal hukuk devletinin küresel çağdaş gelişmelerin gereksinimleri doğrultusunda, sivil ve özgürlükçü bir anayasa ve yargı reformu gerçekleştirilecektir.

Unutulmamalıdır ki hukuk hepimiz için gereklidir.

Adalet

Adalete, hukuk sisteminin doğru ve dürüst işlediğine duyulan güven, devlet-millet kaynaşmasının ön şartıdır. Her yargı kararında “Adalet yaşanabilir bir toplumsal düzenin garantisidir” prensibinin görüldüğü bir ülkede, bütün hukuksal sıkıntılar kolaylıkla aşılacaktır. Sadece devletin hukukunu değil, insan hak ve özgürlüklerinin teminatı olarak Hukuk Devleti’nin bütün işlerliğiyle yurttaşa yeterli güveni vermesi gerekir. Her seviyede kamu personeli, yurttaşların bireysel hak ve özgürlüklerine riayet etmek zorunda olduğu, yurttaşların da yasalara riayetin aynı zamanda kendi menfaatleri için gerekli olduğu bilincine ulaştırılması gerekir.

Ülkede erişilebilir adaletin hiçbir şüpheye yer vermeyecek ölçüde tesisi için;

  • Hâkimler, savcılar ve diğer adli personelin tarafsızlığı, yargı erkinin bağımsız yürütülmesi; özellikle yargıçların baktıkları dava sayısının azaltılması için kamusal kontrole ve STK’ların denetimlerinin mümkün olabileceği gerekli tedbirler alınacaktır.

  • Tutuklu ve hükümlülerin yaşam koşulları iyileştirilecek; topluma kazandırılmaları, meslek sahibi kılınarak üretime katkılarının sağlanması ve terör örgütlerinin propaganda çalışmalarına alet edilmemeleri için yeni tedbirler alınacaktır.

  • Suçun oluşmasını sağlayan temel faktörlerden biri cehalettir. Suçlu potansiyelini asgariye indirmek için, eğitim kurumlarının sadece öğretim kurumları olmaktan çıkarılıp eğitim kalitelerinin yükseltilmesi, özellikle ahlaki değerlerin aile-okul-toplum hayatının her kesiminde yeşertilmesi için çeşitli kamu kuruluşları, sivil toplum örgütleri, yazar meslek birlikleri, medya kuruluşları ile ortaklaşa çalışmalar yürütülecektir.

  • Suçun oluşmasını sağlayan temel faktörlerden ikincisi yoksulluktur. Evi, işi, eşi, huzurlu bir hayatı olan insanların % 99’u suç işlemez, bir terör örgütüne üye olmak için dağlara da çıkmaz. Bu nedenle genel işsizlik ve gizli işsizlikle mücadele edilerek, istihdamın yaratılması için gerekli tedbirleri almak devletin görevidir.

  • Hukukun üstünlüğünün hiçbir kuşkuya yer vermeyecek ölçüde geçerli kılınabilmesi için, kamu hizmetlerinin yürütülmesinde şeffaflığın sağlanması için yürütülen çalışmalar yoğunlaştırılacaktır.

Adalet, mutlaka ilk olarak reforma tabi tutulması gereken olmazsa olmazımızdır. Kentli, çağdaş ve bize ait bir kültür oluşturulması, etkin bir devlet, huzurlu ve güvenli bir toplum arzu ediyorsak muhakkak adalet reformunu gerçekleştirmeliyiz. Yurttaşlarımızın bilerek veya bilmeyerek en fazla şikâyetçi oldukları ve birçok sorunun temeli olan alan, adaletin gerçekleşmemesi veya geç gerçekleşmesinden dolayı yargı alanıdır. Gecikmiş adalet, adalet değildir.

  • Partimiz, tüketici haklarının korunması, yurttaşlarımıza gerek kamu ve gerekse özel sektör tarafından verilen hizmetlerde kalitenin yükseltilmesi, şikâyetlerin giderilmesi, her türlü haksız kazanç ve istismarın önlenmesi amacıyla resmi ve özel denetim mekanizmalarına her türlü desteği verecektir.

  • Yargının yükü hafifletilerek, Adalet ile ilgili eğitim kurumlarının nitelik ve nicelikleri geliştirilecektir.

Yargı, teknolojik ve sosyal gelişmeler en fazla maruz kalan alandır. Yargı alanında sürekli meslek içi eğitimler düzenlenecek ve yargı eğitiminin alt yapısı geliştirilecektir.

Yargı personelinin en üstten en alt seviyeye kadar yaşam koşulları hem maddi hem de manevi olarak düzeltilecek ve hep dile getirildiği gibi cüzdan ile vicdan arasında kalması önlenecektir.

 Laiklik ve İnanç Hürriyeti

Laiklik ilkesi, pazarlık konusu olan bir kavga alanı değil; toplumsal barış ve özgürlüğün teminatı olarak görülmelidir. Aynı şekilde laiklik prensibinin insan hakları ihlallerine bir dayanak olarak görülmesine ve hangi din ve mezhepten olursa olsun yurttaşlarımızın düşünce, inanç ve ibadet özgürlüğüne engel olarak kullanılmasına da müsaade edilmeyecektir.

  • Partimiz, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yurttaşlarımızın her türlü azınlık inanç topluluklarının temsilinin sağlanması da dâhil olmak üzere özerk hale gelmesi için çalışacaktır. Böylece, bu kurumsal platform, salt bir devlet makamı olarak yalnız bir inancın değil, gerçek anlamda vicdanların ve tüm inananların hizmetinde olacaktır. Kuruma bütçeden pay ayrılmayacak gönüllülük esasına göre çalışanların ve emeklilerin maaşlarından sembolik kesintiler yapılacaktır. İstemeyenler yazılı olarak bildirdiklerinde hiçbir yanlış anlamaya mahal vermeksizin kesinti durdurulacaktır. Bu Müslüman olmayan vatandaşlarımız içinde geçerlidir ve devlet güvencesinde olacaktır. Diyanet, akıl ve hukuk sınırları dâhilinde bağış ve hibe kabul edebilecektir.

Yıllardır önemli bir toplumsal sorun olarak varlığını koruyan ve başta Alevi vatandaşlarımız olmak üzere toplumumuzu vicdanen yaralayan ötekileştirici, küçümseyici ve dışlayıcı politikalara ve yaklaşımlara son verilecek tüm inançların mezhepsel düşmanlıkları, çatışmaları kışkırtmaksızın kendilerini ifade etmeleri, geliştirmeleri, kendi tarzlarında ve özgün mekânlarında ibadetlerini serbestçe yapabilmelerinin koşulları sağlanarak, din ve inanç işleri tamamıyla inanç gruplarına bırakılacaktır.

Eğitim gibi tüm kamusal alanlarda ve programlardaki dini ayrımcılıklara, kayırmacılıklara ve dışlayıcılıklara son verici tedbirler özenle gözden geçirilerek yurttaşlarımızın tek birinin dahi mağduriyetine son verilecektir. Bu kapsamda dini eğitim almak her bireyin kendi istek ve sorumluluğuna bırakılmak üzere, zorunlu eğitim süreçlerinde her hangi bir dini inanca dair dersler zorunlu olmaktan çıkartılarak, seçmeli hale getirilecektir.

Sünni, Alevi veya bir başka inanç grubundan veya hiç inanmayanlardan olan yurttaşlarımızın kendi benimsedikleri tarz ve içerikteki inanç ve ibadet özgürlüğüne saygı duyulacak, eğitim kurumlarının ve ibadethanelerinin varlıklarını sürdürmeleri herhangi bir şekilde engellenmeyeceği gibi tümüne adil kamu desteği verilecektir.

Yeni Genç Siyasetimiz Alevi yurttaşlarımızın kendi inanç dünyalarına müdahil olmayacak şekilde diğer yurttaşlar gibi, ibadetlerini tamamen kendi tercihlerine göre, herhangi bir tarza veya yaklaşıma uymaya zorlanmaksızın huzur içinde yerine getirebilmeleri için cem evlerinin ibadethane olarak inşasının ve kullanılmasının önündeki engeller kaldırılacaktır. Kıpti, Roman, Ezidi, Süryani gibi farklı inanç gruplarının kendilerini ifade etme korkusuna yol açan yaklaşımlar, ön yargılar ve politikalara son verilecektir. Bu grupların da her türlü ibadet ve eğitimlerini güven ve huzur içinde sürdürebilmeleri koşulları sağlanacaktır. Müslüman olmayan tüm topluluk ve cemaatlerin örgütlenme ve kendilerini geliştirmeleri konusunda adalet ve eşitlik sağlanarak tüm engeller ortadan kaldırılacak, kendi talepleri doğrultusunda gelişimleri için her türlü destek sağlanacaktır.

Yeni Genç Demokrasinin gereği hiçbir din ve inancın, ırkın, milletin diğerine üstün tutulmadığı kardeşlik ve hoşgörü ortamı yaratılacaktır.

 Parti içi demokrasi

Partimizin milletvekili ve belediye başkan adaylarının en geniş katılımla belirlenmesi önceliğimizdir.

Parti içi demokrasinin gerçek anlamda uygulanması, demokratik bir cumhuriyetin en fazla önemsenmesi gereken hususlarındandır. Partimizde demokratik liderlik anlayışı benimsenecektir. Halk arasında “Lider sultası” olarak adlandırılan olgu, milli iradenin hem parlamentoya, hem parti çalışmalarına önemli ölçüde sekte vuran, çoğulculuğu ve katılımcılığı engelleyen antidemokratik bir uygulamadır. Ne bir sendika başkanının, ne bir sivil toplum örgütü yöneticisinin, ne de bir siyasi parti genel başkanının ölene kadar seçilmeyi garanti altına almayı başarması ve tüm yetkiyi iki dudağının ucuna sıkıştırması mutlaka değiştirilerek siyaset arenası canlandırılmalı ve değişim dönüşüm süreçleri ile gençleştirilmelidir.

Partimiz kendine özgü iç dinamikleri ile lider hegemonyasına ortam sağlanmayacak; partimizde en üst yetkiliden tüm üyelere kadar herkes görüşünü özgürce dile getirebilecek, eleştirilerini ortaya koyabilecek; farklı görüşler ve tüm öneriler dikkate alınacaktır.

Sözde değil, gerçek anlamda gençlerin ve kadınlarımızın katılımı partimiz ile gerçekleşecektir.

Parti kongreleri, gerekli yasal düzenleme ile delegeler dışında seçim kurulları denetiminde isteyen parti üyelerinin de oy kullanmasını sağlayacak şekilde yeniden düzenlenecektir.

 Dokunulmazlıklar

Milletvekillerinin kürsü dokunulmazlıkları dışında tüm dokunulmazlıkları kaldırılacak, hiçbir yetkilinin yargılanmasının önünde bir engel bırakılmayacaktır.

Böylece, milletvekilliği suçun zaman aşımına uğraması için bir kılıf olmaktan çıkacak ve Millet Vekilinin değil Vekil Milletinin hizmetinde olacaktır.

 Toplumsal Uzlaşma Çoğulcu ve Katılımcı Demokrasi

T.C. yurttaşlarının yasalar önünde eşitliği uygulamada da ortaya konulacak, hiçbir yurttaş, farklı ırk, dil, din, mezhep, siyasal görüş ve kanaati nedeniyle hak kaybına uğratılmayacak, yurttaşlar arasında hiçbir surette ayrım gözetilmeyecektir.

Hangi etnik kökenden gelirlerse gelsinler, tüm yurttaşlarımız anayasal yurttaşlık ortak paydasında eşit haklara sahiptirler. Tüm yurttaşlarımızın eşit yurttaşlar olarak, demokratik bir sistem içerisinde, gönüllük esası ile birlikte mutlu ve huzurlu yaşayabilmesi için gerekli çabaları göstereceğiz. Farklı kültür ve kimliklerine sahip birey ve topluluklara sahip olmamız, ülkemizin kültürel zenginliği olup büyük bir avantajımızdır. Bu nedenle hiçbir yurttaşımız, farklı görüş ve alt kimliğinden dolayı kınanamaz ve farklılıklarını ortadan kaldırmaya zorlanamaz. Bütün yurttaşlarımız, yerel dil, inanç, gelenek ve göreneklerini özgürce yaşamak, geliştirmek, zenginleştirmek hak ve özgürlüğüne mutlak surette sahiptirler. Devletimiz ve Genç Siyasetimiz ülkemiz topraklarında yurttaş veya geçici olarak bulunanların kendilerine sağlanan her türlü güvencenin teminatıdır.

Kurumlar arası güven ve işbirliğinin kurulması, bu alanda siyaset üstü, tüm yurttaşlarımızın sahiplendiği bir devlet politikasının oluşturulması temel bir ihtiyaçtır. Bu güven ortamını ve bu kapsayıcı politikayı ortaya çıkarmak en temel kararlılığımızdır.

Ülkede barış ve istikrarı korumak, güven ortamının sürekliliğini sağlamak ancak adalete tam güvenin sağlanmasıyla, insan hakları ve yurttaşlık hukukuna tam riayetle, yurttaşlar arasında ayrımcılık yapıldığı konusunda en küçük bir kuşkuya bile yer vermemekle mümkündür.

Ülkemiz yurttaşı veya ülkemizde misafir olarak yaşayan farklı milliyet ve inanışlara mensup farklı kimlik gruplarının hakları için Kopenhag kriterleri gibi uluslararası sözleşmelerin hükümleri uygulanacaktır. Tüm sorunlar demokratik zeminde çözümlenecektir.

Ancak, Millî birlik ve beraberliğin tesisi için Misak-ı Milli sınırlarının korunması başta siyasal erkin, ordunun ve vatandaşlarımızın öncelikli görevidir.

Bu ülkenin resmi dili Türkçedir. Evrensel hukuk ve insan hakları kuralları çerçevesinde yerel dillerin kullanılması o dili konuşan veya konuşmayan vatandaşlarımızın, misafirlerimizin, göçmenlerin yaşamlarını kolaylaştıracak, ülkemize öz güvenle bağlı kılacak, yaşamlarını sürdürdükleri ortamlarda mutlu ve huzurlu kılacak gerekli düzenlemeleri yapacağını taahhüt eder.

Resmi kurumlarda vatandaşlarımıza ve misafirlerimize daha kaliteli ve sahiplenici hizmet gayesi ile ihtiyaç duyulan tüm dillerde hizmet verilmesi prensibi benimsenecektir. Bunun dışında herkes kendi lisanını kullanmakta, öğrenmekte ve öğretmekte serbesttir. Genç Siyasetimiz ve Demokrasimiz ülkemiz sınırları içerisinde yaşamayı seçen herkesin evrensel insani ihtiyaçlarını koşulsuz kabul eder. Söz konusu haklara erişimin sağlanacağını da garanti eder.

Dil, önemli bir olgudur ve siyaset malzemesi yapılamaz. Hiçbir dil hangi gerekçeyle olursa olsun yasaklanamaz.

 Sosyal Devlet

Milli gelirin adaletli dağıtımı esastır. Gelir dağılımında adaleti gerçekleştirmek amacıyla, ekonomik olarak güçsüz olan yurttaşlarımızın piyasada rekabet edebilmelerini sağlayacak kurumlar oluşturulacaktır. Tüm yurttaşlarımızın ulusal kalkınma yarışına katkıları sağlanacaktır.

Böylece, yardım paketleri bekleyen değil, insan onuruna aykırı olmayan gelir getirici faaliyetlerin içinde olmaları sağlanacaktır.

“Sosyal Devlet” anlayışı, milli birlik ve beraberlik ile toplumsal barış ve huzurun tesisi, zayıf ve güçsüzlerin korunması, çocuklarımız, gençlerimiz, yaşlılarımız, engellilerimiz ve işsizlerimizin insanca yaşama haklarının gözetilmesi açısından son derece önemli ve özen gösterilmesi gereken bir kavramdır.

Partimiz, bir yandan ekonomik büyüme ve kalkınmayı hedeflerken, öbür yandan büyük çoğunluğun şimdiki durumda yaşamakta olduğu yoksulluktan kurtarılarak gelir dağılımında adaletin sağlanmasını, orta sınıfın güçlendirilmesini; işsizler, kimsesizler, güçsüzler, yetimler, engelliler, bakıma muhtaç kimseler ile kadın, çocuk ve yaşlıların insanca yaşayabilme imkânlarına kavuşturulmasını ifade eden insani gelişmişlik kriterlerinin sağlanmasını zorunlu görmektedir.

Kamu Yönetimi

Çağdaş yönetişim yaklaşımı ile tüm kamu kurumlarında, söz ve karar alma süreçlerinde yurttaş, STK katılımcılığının sağlanması esas alınacaktır. Kamu hizmetlerinin yaygın, verimli, hızlı, kaliteli olarak verilmesinde gelişmiş ülkelerdeki yerleşmiş standartlar ile insan hak ve özgürlüklerinin, tüketici haklarının gözetilmesi kavramlarına işlerlik kazandırılacaktır.

Bu hedefe ulaşılabilmesi için yönetimde şeffaflık, dürüstlük ve ehliyetin gözetilmesi, adam kayırmacılığı ve partizanlığın önlenmesi, hizmetlerden yararlandırmada yurttaşlar arasında ayırım yapılmaması, hizmet verilen insanlara saygı gösterilmesi önemsenecektir. Toplumun bir ferdi olsa bile dahi fikri ve olurunun alınmasına özen gösterilecektir. Huzursuzluğa, memnuniyetsizliğe, belirsizliklere ve şikâyet sendromlarına mahkûm edilmiş yurttaşlar değil kendi hizmetlerinde olduğuna inandıkları ve hissettikleri devletini seven ve ona güvenen bir toplum olma hedefi gerçekleştirilecektir.

Eğitim, adalet, güvenlik, sağlık ve diğer hizmetlerin yürütülmesinde personel yetersizliğine son vermek için yeterli kamu personeli tedariki, ihtiyaç oranında hizmet alımı ve özelleştirme yöntemlerinden yararlanılması, her durumda kamu hizmetlerinden yararlandırmada istismar, haksızlık ve yolsuzlukları önleyecek yetkin bir denetim mekanizmasının kurulup işlerliği sağlanacaktır. Yolsuzluklarla ilgili zamanaşımı süresi kaldırılacaktır.

Kamu yönetiminde elektronik hizmet sunumu, ortak veri tabanlarının oluşturulması, hizmet kalitesinin yükseltilmesi için gerekli çalışmalar yürütülecektir.

E-devlet uygulaması devamlı güncellenecek ve işlevselliği arttırılacaktır. Devlet ve tüm kamu hizmetlerinde hızla gelişen teknolojiye uyum ve konforun yurttaşlarımıza sunulması esası benimsenecektir.

1.11 Yolsuzluk ve Rüşvetle Mücadele

Nüfuz ve güç kullanımı yoluyla yolsuzluk, kamu hizmetleri ve çalışma hayatının arzu edilen verimliliğe kavuşturulmasını engellediği gibi, yasalar önünde eşitsizliğe sebep olmasından dolayı devletin yurtiçinde ve yurtdışında itibar kaybına uğramasına yol açar.

Yolsuzluk ve rüşvetle mücadelenin önlenmesi için denetim mekanizmalarının çalıştırılması sağlanacağı gibi, bu önlemin yeterli olmayacağının bilinciyle daha önemli tedbir olarak bürokraside hantallığa son verilmesi, yönetim ve hizmetlerde şeffaflığın sağlanması, ihale kanunun değiştirilerek ihalelere fesat karıştırılmasının önlenmesi, fırsat eşitliğinin sağlanması ve sonuçta hizmet kalitesinin yükseltilmesi öngörülmektedir.

İhaleler şeffaf olacak, geçmiş ve geleceğe yönelik olarak her türlü kamu ihalesi alan firma ve kişiler kamuoyunun bilgisine sunulacak ve isteyen yurttaşlarımızın incelemesine açık olacaktır.

İmar değişiklikleri şeffaf olacak, geçmiş ve geleceğe yönelik olarak her imar değişikliğinin bazı kimselere çıkar sağlayıp sağlamadığı yurttaşlarımızın incelemesine açık olacaktır.

Rantın veya yandaş olmanın değil, çalışmanın, üretmenin, liyakatin, rekabet edebilmenin prim yaptığı bir yapısal dönüşüm sağlanacaktır.

Siyasi partiler ile mensuplarının çıkarlarına yoğunlaşmış bir siyaset anlayışı kabul edilemez. Siyaseti var  eden neden, halkımızın refah ve mutluluğu ile ülkemizin geleceğidir. Her siyasetçide bulunması gereken toplumsal sorumluluk bilinci ve duygusunun gereği budur.

Başta seçimle göreve gelenler olmak üzere, önemli görevlerdeki tüm kamu görevlilerinin mal bildirimleri şeffaf ve her isteyen yurttaşın incelemesine açık olacaktır.

Partimiz, küreselleşen dünyada ulusal çıkarlarımızı sağlayacak politikaların oluşumuna katkı sağlayan her yurttaşımızın ürettiği bilgiyi sahiplenmeyi amaçlayan bir siyasi harekettir. Kamu kaynaklarının kullanımı, şeffaflık ve dayanışmacı rekabetçi bir ortamda gerçekleştirilecek; kamu kurum ve kuruluşlarının yönetim makamlarına atamalar liyakat kurallarına uygun olarak yapılacak; atamalara esas teşkil edecek objektif liyakat kuralları yasal düzenlemelerle belirlenecek; insanlarımız arasında dayanışmayı ve görevini en iyi yapmayı özendiren bir toplumsal kültür oluşturmak hedeflenecektir.

Yerel Yönetimler

Eğitim ve sağlık da dâhil olmak üzere çok çeşitli kamu hizmetlerinin yaygın ve hızlı bir şekilde yürütülmesi için merkezi yönetim yetkisindeki birçok hizmetin yerel yönetimlerce yürütülmesi çalışmaları hızlandırılacak; ancak bu yetkilerin kullanımı tüm toplumsal denetim ve kontrol mekanizmaları ile birlikte merkezi yönetim tarafından titiz bir biçimde denetlenecektir.

Gerekirse bu denetimleri siyaset üstü, tam yetkili bir kurumun denetiminde yürütülmesi sağlanacaktır.

Partimiz, yerel yönetimlerin su, elektrik, temizlik, altyapı çalışmaları, yapı izni ve kontrolü gibi rutin hizmetleri yanı sıra şehir kültürünü geliştirme görevine de yeterli önemi vermesi gerektiği kanaatindedir.

Yerel yönetimlerin etkinliği arttırılacak, merkezi yönetime mali ve idari bağımlılığı azaltılacak, kaynak kullanımı üzerinde halkın denetimini güçlendirecek bir şeffaflık sağlanacaktır.

Küresel sosyal ve teknolojik gelişmeler ışığında yeni bir kentleşme politikası belirlenecektir.

İmar ve görüntü kirliliğinin ortadan kaldırılacağı, altyapı eksikliklerinin giderileceği, yapılaşma oranının aşıldığı kesimlerde zorunlu kamu binaları dışında imar değişikliklerinin engelleneceği ve tamamen şeffaflaşacağı, kentsel dönüşümü tamamlanacağı, inşaat standart ve denetiminin etkinleştirileceği, tüm yaşam alanlarının engellilerin kullanımına uygun duruma getirileceği, kent kültürünün yeniden inşa edileceği bir büyük seferberlik başlatılacaktır.

Şimdi uygulamaya konulan kentsel dönüşüm adı altında hızlı köyleşmenin önüne geçilecektir. Şu an yapılan gecekonduların yıkılarak yeni bir rant kapısı oluşturmak mantığından başka bir şey değildir.

Kentsel dönüşüm organik veya inorganik olarak birlikte çalışması gereken kurumların birlikte karar alması ve eş zamanlı olarak hareket etmesi ile mümkündür.

Yeterli su-kanalizasyon-yol-elektrik-hastane-okul-kreş-toplu ulaşım-park yeri-asayiş-iş-sosyal tesis-tiyatro-sinema-kütüphane-gıda ve benzeri konular halledilmeden bina yıkıp bina yapmak sadece altından kalkılamayacak daha büyük sorunların temelini atmaktır.

1.13 Sivil Toplum Örgütleri

Sivil toplum örgütleri çoğulcu ve katılımcı demokrasinin vazgeçilmez derecede önemli kurumlarıdır. Çeşitli alanlarda faaliyet gösteren sivil toplum örgütleri, meslek birlikleri, dernek ve vakıflar olarak, hizmet alanlarıyla ilgili bakanlıklar ve yerel yönetimlerin ilgili birimlerince ayrılacak fonlardan yararlanacak, ancak yasal denetim dışında yönetim ve icraatlarını özgürce yürütebileceklerdir.

Dernekleşmek örgütlü ve bilinçli toplum olmanın en önemli göstergelerinden biri olarak kabul edilmektedir. Ülke insanımızın her türlü meşru insani çıkarları etrafında dernekleşmeleri, örgütlenmeleri kayıtlı veya kayıtsız olmalarına bakılmaksızın teminat altına alınacak ve mümkün olan her türlü olanak ve kolaylık sağlanacaktır. Ülkemiz sınırları içinde yaşayanların özgürce her türlü meşru ve insani fayda sağlayacak derneğe, örgüte en kolay, en rahat erişebildiği lider örnek ülke olmalıdır. Bu dernekler ve örgütler siyasi partiler dışında bireyin en yakıcı, yakın sorunlarının ve isteklerini somut talebe dönüştürülerek yaşama geçirilmesinin en etkin araçları olarak arzu edilen rollerini oynayacaklardır. Dernekler demokrasimizin taze oksijen taşıyıcı solungaçlarıdır.

Yurttaşlarımızın ve sivil toplum kuruluşlarının kamusal nitelikli karar uygulama ve denetim süreçlerine katılımının önündeki tüm engeller kaldırılarak en aktif ve etkin katılımları gerçekleştirilecektir. Sivil toplumun gelişmişliği, etkinliği ve ulusal kültüre sağladığı katkı, ülkemiz demokrasisinin düzeyi ile doğrudan bağlantılıdır.

 EKONOMİ VE MALİYE

Ekonomi insan içindir. Siyaset ülke refahını artırmak için yapılır. İnsani gelişmişlik göstergeleri ile dünya lideri olan bir sosyoekonomik küresel-ulusal ekonomi modelinin hayata geçirilmesi politikalarımızın ana hattını oluşturmaktadır. Bizim ekonomi anlayışımız ihtiyaca göre üretimin artırılmasına ve hakkaniyetle paylaşılmasına dayanır. Dolayısı ile üretim ve haklı rekabet bazlı bir ekonomik yapı oluşturmak ve sosyal adaletçi bir yaklaşımla paylaşım temel hedefimiz olacaktır.

Çağımızda ülkelerin savaşımı ekonomik alandadır. Dolayısı ile “Ekonomik Güvenlik” kavramı da savunma güvenliği gibi stratejik bir yaklaşımla ele alınması gereken önemdedir.

Çağımızda küresel ekonomik hareketler, çok iyi takip edilmesi ve yönlendirilmesi gereken bir konudur. Ulusal ekonomimizin küresel merkezi ekonomilerin ihtiyaçlarına göre değil, ülkemizin ihtiyaçlarına ve küresel rekabet gücümüzü yükseltmeye yönelik olarak yapılandırılması temel önceliğimizdir.

Ekonomi anlayışımızda öne çıkan hususlar şunlardır;

İşsizliği azaltmak için kaynak israfına neden olmayan, ihtiyaca göre üretim ve insani gelişmişlik esaslı kalkınma esastır. Sürdürülebilir olmayan büyüme oranı ne kadar büyük olursa olsun kalıcı istihdam yaratmaz. İşveren, bir ekonomik büyüme döneminden sonra daralma bekliyorsa işçi almaz. Bu nedenle hükümetlerin en öncelikli görevi sürdürülebilir istikrarlı bir iktisadi yapının oluşturulmasıdır. Çağın koşullarına göre teknoloji üreten ve ihraç eden bir noktaya hızla gelinecektir.

 Sosyal refah ve insani gelişmişlik esaslı Yatırım/GSYH ve Tasarruf/GSYH oranlarının yükseltilmesi temel hedeflerimizdendir.

 Ulusal ekonomimizin rekabet edebilirliğini gözeten bir kur politikası oluşturulacak; sermaye hareketlerine, ithalatçı veya ihracatçı şirketlerin kayrılmasına dayalı değil, cari dengeye ve ihtiyaçları karşılamaya dayalı bir finansman önceliği ve makro strateji benimsenecektir.

 Ekonomimizin ara malı üretim ve ithalat envanteri sektörler itibariyle çıkarılacak, analizlerine dayalı olarak ara malı üretiminde ulusal sanayimizin öncelikli hale gelmesi sağlanacaktır. Bu çalışmalar dışa bağımlılığımızı yıllara yayıldığında en aza indirecektir.

Ekonominin çarpık yapısı düzeltilirken devletin ekonomiye günlük müdahalesi en aza indirilmelidir. Müdahaleci değil düzenleyici ve denetleyici kurumlarını geliştirmiş devlet anlayışı esas alınacaktır. Kalkınma için; temiz ve şeffaf bürokrasi ve yasama organının önemi kadar fikri mülkiyet hakları da dâhil olmak üzere özel mülkiyet haklarının yasal güvencelerle güçlü bir şekilde korunması gerekir. Kalkınma için kurumsal yönetişime önem veren işletmeler ile kredileriyle ağırlıklı olarak istihdam yaratan üretimi destekleyen güçlü finans kurumlarının oluşumu hedeflenecektir.

 Yatırım ortamının iyileştirilmesi için azami dikkati gösteren, girişimcinin dostu ve yol göstericisi olan bir devlet; istikrarlı bir ekonomi, düşük faiz, enflasyon düzeyi ve rekabetçi kur seviyesinin yatırım kararı almadaki hayati önemini bilen bir bakış açısına sahip olunacaktır.

Devlet, kaynakların ve desteklerin dağıtımında, her türlü mali ve sosyal teşvik araçlarının kullanımında bölgesel gelişmişlik farklılıklarının azaltılması amacıyla, ekonomik kalkınmadaki öncelikleri özenle dikkate alacaktır.

 Kadınlar, toplumu oluşturan eşit paydaşlar olarak, anne olarak, birey olarak, ailede üstlendiği rolün daha fazlasını üretimde ve kalkınmada oynayabilmelidir. Kadını eğitemeyen, üretime sokamayan toplumlar, tüketen ancak üretmeyen bir yapı oluşturur. Kadın girişimcilere pozitif ayrımcılık uygulanacaktır.

Evrensel Bilgiye ve teknolojiye, İnovasyona, AR-GE’ye, beşeri ve maddi girişimci sermayesinin gelişmesine özel önem verilecektir. KOBİ’ler ekonominin can damarlarıdır ve en önemli istihdam kapılarıdır. KOBİ tanımı hem günün koşullarına hem de uluslararası kurallara göre güncellenecektir. Başta yazılım, gıda ve tarımsal faaliyet gösterenler olmak üzere desteklenmelerine özel önem verilecektir.

 Aynı zamanda ekonomik sosyal dokumuzun da ana unsurlarından olan Esnaf ve Sanatkârlarımızın güçlendirilmesi için gerekli önlemler alınacaktır. Çeşitli dışsallaştırıcı yaklaşımların mağduriyetine maruz kalan elişleri, el sanatları, çok küçük ölçekli mikro ticaret ve hizmet faaliyetleri ile uğraşarak sosyal ekonomik üretim ve paylaşım hayatında onuru ve namusuyla yerini alan, sayıları milyonları aşan yerli veya göçmen statüsündeki dezavantajlı yurttaşlarımızın sağlığı, güvenliği, daha kaliteli yaşam ve iş koşullarına kavuşabilmeleri için her türlü tedbir alınacaktır.

 Yoksullukla mücadele gelişme ve kalkınma hedefinin olmazsa olmazıdır. Yoksulluk kendisini besleyen bir olgudur.

 Yolsuzlukla mücadele, kalkınma için çok önemli olan kaynakların etkin kullanımı yönünden olduğu kadar, toplumsal vicdan, etik ve hukuk düzeni açılarından da önemlidir. Yozlaşmanın ekonomilerde olduğu kadar toplumlarda da yarattığı tahribat çok iyi bilinen bir gerçektir. İhale mekanizmalarının ve kamu alımlarının bozulmasına, rüşvetin ve bahşişin ön plana çıkmasına, insan kaynaklarının ve sermayenin üretken alanlardan uzaklaşmasına, gelir dağılımının bozulmasına neden olan yozlaşma, devletin ve kurumlarının itibar kaybına neden olmaktadır. Bu gelişmeler gelinen noktada politik, ekonomik ve sosyal istikrarın bozulmasına, bireylerin ve kurumların birbirlerine duydukları güvenin azalmasına ve ülkemizin sahip olduğu potansiyelin çok gerisinde gelişme göstermesine neden olmaktadır. Buradan hareketle, devlette yozlaşmaya yol açan kayırmacı, grupçu, partizan yapılanmaları yok edip, üretimi ve hizmeti değerlendiren; bilgiyi, tecrübeyi ve liyakati öne çıkaran; hukukun üstünlüğünü esas alan bir idari/ekonomik yapılanmayı öncelik olarak görüyoruz.

 Mali disiplin temel önceliğimizdir. Kayıt dışılıkla mücadelede hedef efektif ve adil vergi almak, mikro girişimciyi, işportacıyı, pazarcıyı, küçük esnafı vergi kapsamına almak değil verginin gerçek ve doğrudan mükellefiyle buluşmasını sağlayarak vergi adaletini tesis etmektir. Harcamalarda şeffaf olmak ve hesap vermek esastır. Kamunun iç ve dış borçlanmasına ve kamusal kaynakların ve varlıklarının ipoteğine hukuki sınırlar getirilecektir. Bir ülkenin kamusal borçlarını son tahlilde dar ve sabit gelirli kesimler ödemektedir. Ülkemizin kalkınma mücadelesinde hayati önemi olan kamu yatırımlarının eğitim, sağlık, adalet, emniyet ve savunma alanlarında yoğunlaşması sosyal devlet olmanın bir ilkesidir. Kamu üretimine katkı sağlayabilmek için altyapı yatırımlarına özel önem verilecektir.

Vergi de de rekabetçiliği ve gelişmeyi engelleyici rakamların önüne geçilecek, vergi kaçırmayı ve vergi ödemekten kaçınmayı zorunlu hale getiren orantısız vergi ve diğer kesintilerin yükü mükellefin de fikri ve onayı ile gönüllü olarak ödenen katkı payı anlamına ve seviyesine yüceltilecektir. Nihayet Genç Siyaset ve Demokrasimizde vergi zorla alınan değil, ahlak ve etiği ile toplu yaşamın ve toplumsal sözleşmenin gereği olarak ödeme gücü oranındaki gönüllülük esasına dayandırılmış katkı payı olarak ödenecektir. Gönüllü verilen bir meta olacaktır.

Vergide adaletsizliğin, vergilerin harcanmasındaki hakkaniyetsizliğin, yolsuzluğun ve hukuksuzluğun ortadan kaldırılabilmesi için sadece vergi konularını ele alan, yurttaşlarımızın gönül rahatlığı ile vergisini ödediği, nereye ve hangi amaçla harcanacağından emin olduğu bir şeffaf ve adil bir vergi ahlakının ve düzenin tesis edilmesi ve sürdürülmesi için Adil Vergi Meclisi oluşturulacaktır. Her çeşit vergiyi ödeyen ve stopaj yolu ile keserek kamuya aktaran mükellefler ile bütçe kanunu ve hukuk dâhilinde belirlenen hedeflerin gerçekleştirilmesi ve kamusal hizmetlerin görülmesi için harcama yetkililerinin oluşturacağı bir vergi meclisi oluşturulacaktır. Adil Vergi Meclisi vergi ödeyenlerin kanuni hakları ve yetkileri ile harcayana tanınan hak ve yetkilerin belirlenmesine, yeni düzenlemelerin yapılmasına, denetlenerek şeffaflığın ve Vergi güvenliğinin sağlanması hakkında öneriler geliştirilmesinde çalışmalar yapacaktır.

 İhracatın geliştirilmesi ve teşviki için olabilecek tüm kaynakların ve doğanın yok pahasına talan edilip ülkenin yoksullaşması pahasına değil en etkin ve verimli bir şekilde, değerlendirilmesi esası dikkate alınarak düzenlemeler yapılacaktır. İstihdam yaratma özelliğinin yanı sıra, döviz gelirleri arasındaki öncelikli yer tutan turizm sektörü çevreyi koruyarak geliştirilecektir.

Gereksiz ithalat ve gereksiz yatırımlar kontrol altına alınmaya çalışılacaktır. Parası olan ve ne yapması ve ne şekilde yapması gerektiği konusunda bilgi sahibi olmayan kişilere devletin ilgili kurumları destek olacak, gerekirse eğitim çalışmalarını Ticaret ve Sanayi Odaları’yla birlikte yürütecek mevcut mali kaynakların maksimum verimlilikte kullanılması sağlanacaktır.

Sürdürülebilir kalkınma için sağlıklı ve iyi eğitilmiş nesillerin gerekliliği tartışılmaz bir gerçektir. Sağlık hizmetlerinin kalkınma yolundaki önemine bağlı olarak, en geniş şekilde temel sağlık hizmetlerine ve koruyucu hekimliğe ağırlık verilecektir. Topyekûn kalkınma yolunda, bireysel refahın artmasına paralel nüfus artışı, ana-çocuk sağlığı konusunda yurt genelinde daha nitelikli ve yaygın hizmet verilmesi sağlanacaktır. İnsanların hasta olmasını önleyecek Koruyucu Hekimlik uygulamalarının geliştirilmesi daha kalıcı bir çözüm olacaktır.

Bunu sağlayabilmenin bir yolu da gıda terörünün, zararlı GDO’ların, Kanserojenlerin vb. unsurların ön planda tutulması hastalanan bir insanı iyileştirmeye çalışmaktan çok daha kolay ve çok daha ucuzdur.

Bu çalışmalar Devletin ve Sosyal Güvenlik Kurumları’nın da açıklarını kademeli olarak azaltacaktır.

İthal ilaca daha fazla para vermektense insanların daha iyi beslenebilmeleri, obeziteden korunabilmeleri ve hobi olarak spor yapabilmeleri için maaşlarına eklemek daha akıllı bir yaklaşımdır.

Özelleştirme, ekonominin rasyonelleşmesi, kaynak kullanımında etkinliğin ve ulusal ekonomimizin rekabet gücünün artırılması hedefleri doğrultusunda yürütülecektir. Stratejik tesisler yabancılaştırılmayacaktır.

 Sermaye piyasalarının tek yanlı olarak sadece rant gelirlerini maksimize eden değil aynı zamanda ekonomimizin finansman ihtiyacını karşılayacak bir yapıya kavuşturulması sağlanacaktır.

 Ulaşım ve taşıma maliyetlerinin azaltılması maksadıyla karayolları, demiryolları, deniz ve hava ulaşımını kapsayan yeni bir strateji planı hazırlanacak ve uygulanacaktır.

 Partimiz özelleştirmeye karşı değildir. Ancak, bizim anladığımız özelleştirme kar getiren bir şirketin veya tesisin kamusal fayda hesaba katılmaksızın özel şahıslara veya kurumlara hediye edilmesi yerine kamu yararı da mutlaka gözetilerek verimli çalıştırılmasıdır. Ayrıca özelleştirme programları atıl kapasiteye sahip ancak önü açık olan işletmelerin uluslararası rekabet kurallarına uyum sağlayabilmelerini tesis etmeye yönelik olacaktır.

Tarım ve Hayvancılık

 Kırsal kalkınmaya ve tarımsal desteklemeye verilen önemin amacı, daha çok tarımsal ürün elde ederken daha ucuz ve sağlıklı gıda tüketimini sağlamaktır. Tarımsal destekleme politikası üretimi destekleyen, tüketiciyi cezalandırmayan sürdürülebilir bir yapıyı esas alacaktır. Üreticinin örgütlenmesi, alın teri ürününün doğrudan pazarlaması teşvik edilecektir. Sulamanın yaygınlaştırılması ve arazi toplulaştırması projeleri önemli önceliklerimiz olacaktır.

Tarımda üretimin son teknolojiye ve gelişmelere ayak uydurabilmesi için gerekli tüm çalışmalar yapılacaktır.

Tarımda rekabet gücü yaratmaya yönelik, köklü bir yeniden düzenleme-dönüşümle birlikte etkin bir sosyal programı da içeren bir strateji hazırlanması önceliklidir. Tarım sektörünün rekabetçi hale getirilmesi ve tüm ülkelerde uygulanan destek ve teşvik politikalarının ülkemizde de sosyal ve yöresel koşullar göz önünde bulundurularak yeniden yapılandırılması gerekmektedir. Temel hedef rekabetçi tarım sektörünün oluşturulmasıdır.

Tarım sektörünün dış rekabetten olumsuz etkilenmemesi için gerekli tüm devlet destekleri sağlanacaktır. Ancak rekabet gücümüzün artırılması için tarım topraklarındaki mülkiyet yapısı, üretim ve pazar sorunları ayrı temel konular olarak ele alınacak ve tarım stratejileri oluşturulacaktır.

Tarım ürünleri ihracında da işlenmiş ürünlerin daha fazla katma değer oluşturacağı gerçeği göz önünde bulundurulacak, bunun uygulanabilmesi için gerekli çalışmalar öncelikli olarak devreye sokulacaktır.

Tarımda, yeni bir dönem başlatacağız. Türkiye’nin toprak envanterini çıkaracağız, Üniversitelerle ve ziraat mühendisleri ile çalışmalar yaparak tarım reformunu hazırlayıp, Türkiye’yi tarımda lider ülke yapmayı hedefleyeceğiz.

Tohumda ARGE çalışmalarına hız vereceğiz, verimli tohum kullanıp, tarımda verimliliği artıracağız.

Çalışma Hayatı

Gerçek anlamda bir çalışma barışı ve ortamının sağlanmasının, ekonominin sürdürülebilirliği ve halkın refahı açısından çok önemli olduğunun bilinciyle iş hayatı ile ilgili mevzuat ve uygulamaların geliştirilmesi gayreti içerisinde olacak olan partimiz, dengeli ve geleceği dikkate alan bir çalışma politikası uygulayacaktır.

Endüstriyel üretimin çağdaş standartlara uygun olarak arttırılmasını hedef alan partimizin, çalışma yaşamına ilişkin düzenlemelerde bölgesel ve sektörel farklılıkları gözeten, çalışma hayatı taraflarının görüşlerini daima dikkate alan bir anlayışı olacaktır. Teknolojik gelişmeler ile artan emek verimliliğinden sağlanan artı değerin paylaşımında bilimsel verilerden yararlanılarak girişimcinin payı girişimciye, çalışanın payına düşen adalet ölçüsüyle çalışanın ücretine yansıtılacak şekilde düzenlemeler yapılarak çalışanın alın terinin korunmasına yönelik tedbirler mutlaka alınacak.

Bu yöndeki çalışmalar kapsamında asgari ücret insanca yaşamaya olanak sağlayacak şekilde tekrar düzenlenecektir.

Emeklilerimiz yıllarca bağlı oldukları kurumlara ve devlete hizmet vermişlerdir. Dolayısıyla, onların maaşlarını da makyajlamak yerine devletin bir teşekkürü olarak hak ettikleri bir emekli maaşına sahip olmaları sağlanacaktır.

 Sosyal Güvenlik

Sosyal güvenlik harcamalarını “kara delik” ya da “bütçe açıklarının” müsebbibi olarak görmek yanlıştır. Sosyal güvenlik sistemi, sosyal risklere karşı tüm bireylere ve bakmakla yükümlü oldukları kişilere asgarinin ötesinde çağa uygun bir yaşam standardı sağlayacak anlayışla yeniden ele alınacaktır. Aile kurumu sosyal yardımlara baz teşkil edecek ve aile yardımları başlatılacaktır.

Son yıllarda artan boşanmalarla sarsılan birlikte yaşama olanaklarının en büyük sebebi ekonomik koşullardır. Bireylerin aile ortamlarında ekonomik kaygılardan uzak ve huzurlu yaşayabilmeleri için ihtiyaç duyulan gerekli tedbirler alınacaktır. Maddi kaygılardan, çevre baskısından uzak sosyal ve maddi koşullarının elverdiği tüm yurttaşlarımızın kendi şahsi tercihleri olarak karar verecekleri evlilik kurumunu tesis etmeleri birlikte yaşamaları için tüm gerekli tedbirler alınacaktır. Bu bağlamda evlenmek de, boşanmak da, yalnız yaşamak da, çocuk yapıp yapmamak da tamamen bireyin kendi tercihi olarak kabul edilecektir.

Herkes gücüne göre, gücü olmayan tümüyle kamu imkânlarıyla sosyal yardımlardan yararlanabilecektir.

Yaşamının en güzel yıllarında çalışmış ve topluma katkıda bulunmuş olanlara emekliliklerinde de kamunun katkısı ve vefası mutlaka gösterilecektir.

Emekli olduktan sonra ölümü bekleyen insanlar değil, ekonomiye-kültüre–sanata katkı sağlayan, hem gençlere deneyimlerini aktarabilecekleri hem de eğlenebilecekleri sosyal tesisler inşa edilecektir.

Emeklilerimize, 2. hayatında yeni bir yaşam sunacağız, evlerine ve bakım yurtlarına mahkûm etmeyeceğiz. Belli programlarla hayatlarında yeni bir yaşam vaat edeceğiz, emekli olmak artık işkence değil, bir yaşam tarzı olduğunu hissettireceğiz.

İstihdam yaratan işverenlere SGK primi ve vergi avantajı sağlanacaktır. Dolayısıyla, kayıtdışı personel çalıştırmaktansa kayıtlı personel çalıştırmak daha cazip hale gelecektir.

Kayıt dışılığı ve kayıt dışı istihdamı önleme konusunda sosyal tarafların da mutabakatı sağlanacak ve teknolojiden yararlanılarak başta teşvik edici ve özendirici olmak üzere kalıcı ve caydırıcı düzenlemeler yapılacaktır.

Emeklilik yaşı, Erkeklerde 58, Kadınlarda 57 olarak değiştirilecektir, halkının hizmetinde olan devlet kurumunun yaşamının en verimli çağlarını üretime ve toplumun refahına sunmuş emeklisine yapacağı transfer giderlerini devletin zararı olarak görmeyecek önlemler ve düzenlemeler yapılacaktır. İyi planlanmamış sosyal güvenlik politikalarının bedelleri ne gelecek kuşaklara ne de yaşlı kuşaklara ödettirilmeyecektir.

 Sendikal Haklar

Sendikal haklar; Türkiye’nin taraf olduğu İLO Sözleşmeleri ile Gözden Geçirilmiş Avrupa Sosyal Şartı çerçevesinde “örgütlenme, grev, toplu sözleşme ve sosyal diyalog süreçlerine katılma” hakkını da içerecek şekilde yeniden ele alınacaktır. Tüm çalışanların sendikalaşmaları önündeki engeller kaldırılacaktır.

Güçlü, etkili ve çoğulcu sendikal yapıları özendirmek amacıyla işçi ve memur sendikalarının “ortak örgütlenmesine” imkân sağlanacaktır.

Emekli yurttaşlarımızın sendika kurmaları ve sorunlarını sendikaları aracılığı ile çözüme kavuşturmaları için emekli sendikalarının örgütlenmesi önündeki engeller kaldırılacaktır.

 Personel Reformu

Hatırlı nüfuzlu kişilerin kamu hizmetini kolayca aldığı, çoğu yurttaşın kamu hizmetini almakta zorlandığı kayırmacı yapı temelden değişecektir. Bu amacı gerçekleştirmek için kamu personel rejimi yeni baştan ele alınacaktır. Kamu görevlisinin işe alınması, atanması, yükselmesi ve yer değiştirmesi gibi işlemler iktidar sahibi veya nüfuzlu kişilerin tekelinden çıkarılacaktır.

Bu güne kadar ülkemizde kamu personeli işsiz kalmaktansa devlete kapağı atayım, ömür boyu maaş ve emeklilik garanti mantığı ile kalitesizleştirilmişti. Partimizle birlikte Kamu personeli sözleşmeli olarak ve yeterlilik kriterlerine göre her sene değerlendirilmeye alınacak ve terfi, maaş ve sosyal haklarda artış verimlilikleri ile doğru orantılı olacaktır.

Personel hareketlerinde yandaşlık yerine liyakat ve ehliyet esas alınacaktır. Personel temininde güçlük çekilen bölgelere götürülecek kamu hizmetlerinin aksamaması için rotasyon yöntemi dâhil her türlü önlem ele alınacaktır.

Kamu kurumlarına göre farklılık gösteren memur aylıkları kıdem, tahsil, iş riski, iş güçlüğü, temininde güçlük, mali sorumluluk ve benzeri kıstaslar sadeleştirilecek ve adil hale getirilecektir.

Enerji ve Madencilik

Enerji olmadan üretim ve kalkınma olmaz. Üretimin en önemli girdilerinden biri olan enerjide dışa bağımlılığın ortadan kaldırılması hedefimizdir. Enerjideki arz sorununun üstesinden gelebilmek için Kamusal yatırımlar artırılacak, özel yatırımlar da teşvik edilecektir.

Enerji üretiminde daha çevreci ve daha yeni teknolojiler öncelik konusu olacaktır. Yaşadığımız dünyayı kirletme lüksüne sahip değiliz.

Enerjide, sağlığa, çevreye ve doğaya karşı risk oluşturmayan evrenle barışık enerji kullanımı çözümleriyle birlikte nükleer enerji yatırımları hızlandırılacaktır.

Ayrıca, rüzgâr, deniz, su ve güneş vb. gibi yenilenebilir enerji potansiyellerinden optimal yararlanma olanakları seferber edilecektir. Sektördeki bu çalışmalar desteklenecektir,

Enerji ve madenciliği bugünün ve yarının sorunu olarak görüyoruz. Enerjinin günümüzde büyük bir mücadelenin kaynağı olduğunun ve birçok sıcak veya masa başı çatışmalarının sebebi olduğunun farkında olarak önemsiyoruz. Türkiye, hem enerji ve hem de maden kaynaklarına sahip bir ülke ve en önemli enerji yoludur. Ulusal enerji ve madencilik politikası uygulamak üzere çalışmalar başlatılacaktır. Bor ve benzer değerli madenlerin hammadde olarak ihracının da önüne geçilecektir.

Üniversiteler ve Kobilerle birlikte madenlerimizin işlenerek ve zenginleştirilerek kullanılması ve ihracı önemli bir konudur.

Enerji ve madenciliğin kamuda veya özel sektörde olmasından ziyade bizim olması önemlidir. Bu doğrultuda da hem mevzuat hem de uygulama alanında kalıcı değişiklikler yapılacaktır.

 DIŞ POLİTİKA

Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta barış, Dünyada barış” direktifi, dış politikamızın esasıdır.

Partimiz, ülkemizin tarihî, coğrafi ve kültürel özellikleri ile jeopolitik ve stratejik konumunu dikkate alan dinamik, istikrar ve güven telkin eden bir dış politika yürütülmesini öngörür.

Dış politikamızda ulusal çıkarlarımızı ve uluslararası ilişkilerdeki karşılıklılık esasını gözeten, önyargılardan uzak, diyaloga açık, bölge ve dünya barışına katkıda bulunmak için azami gayret gösteren, tutarlı, seviyeli, vakur, etkin bir duruş sergilenecektir.

Kıbrıs politikamızı bölgesel ve küresel barışa katkı sunma vizyonu ile garantörlüğümüzde bulunan iki toplumlu Güney Rum ve Kuzey Kıbrıs Türk Halklarının huzur ve güven içinde dostça bir arada veya iyi komşuluk ilişkileri içinde yaşayabilmelerini garanti etme esasına dayalı olarak güncel politik ve uluslararası değişim ve dönüşümler ile tarafların beklenti ve isteklerini de dikkate alarak yürüteceğiz.

 AB ve ABD İle İlişkiler

Tam üyelik sürecinde bulunduğumuz AB ile yürütülmekte olan müzakereler kapsamında mevzuat değişikliklerinin zamanında tamamlanarak yürürlüğe konulmasına gerekli özen gösterilecek; hem AB üyeliği hem demokratikleşmemizin gereği olarak yurttaşlarımızın yaşam standardının yükseltilmesi için gerekli çalışmalar yürütülecektir.

Avrupa Birliği ile ilgili ülke politikamızın siyasi araç niteliğinden çıkarılıp devlet politikası haline dönüştürülmesi ve gerekli mekanizmaların süreklilik bakış açısıyla yeniden yapılandırılması önceliğimiz olacaktır. Avrupa Birliği’ne eşit koşullu tam üyelik hedefi korunacaktır. Gerekli reformlar ve müzakere süreci hızlandırılırken, konjoktürel eğilimlerden ziyade geniş katılımlı platformlarla belirlenecek, sosyal ve kültürel dokumuza uygun stratejik hedeflerle müzakere ve görüşmelerin sürdürülmesi sağlanacaktır. Avrupa Birliği üyesi olmak hedefi doğrultusunda atılacak adımlarda, Türkiye’nin modernleşme dinamikleri, anlayışı ve süreci Avrupalılaşmak olmayacak; Türk ulusunun paylaştığı değerlerin, Avrupa Birliği’nin uluslarüstü konumunda, “öteki” değil, paylaşılan değerler arasında görülmesine katkıda bulunulacaktır. Avrupa Birliği’nin dinamik bir süreç ve dinamik bir yapı olduğu yaklaşımıyla sadece var olan kriterler üzerinden politikalar üretmek yerine, bu değişkenlik içerisinde etkin olabilmemiz, kurumlarımızın bu değişime uyum sağlayacak ve katkıda bulunabilecek şekilde yapılandırılması sağlanacaktır. Toplumsal kabul edilirliği yüksek olmayan hiçbir politikanın uygulanması mümkün değildir. Dolayısıyla, toplumumuzu oluşturan her kesimin katılımcı demokrasi ve siyasal şeffaflık anlayışı ile sürecin etkin bir parçası haline getirilmesi ana önceliklerimizden birisi olacaktır.

ABD ve NATO üyesi diğer ülkelerle ilişkilerimiz, tüm diğer ülkelerle olduğu gibi, ulusal çıkarlarımızın korunmasına özen gösterilerek ve karşılıklı menfaatler gözetilerek geliştirilmeye çalışılacaktır.

Komşularımız ve Türk ve İslam Dünyasıyla İlişkiler

Ortak tarihî ve kültürel değerlere sahip bulunduğumuz komşu ülkeler ile akraba topluluklar ve diğer İslam ülkeleriyle kültürel, sosyal, ekonomik ve siyasi ilişkilerimizin güçlendirilmesi, işbirliği olanaklarının bölgesel barış ve huzur ortamına katkı sunmak vizyonu ile geliştirilmesi önemli hedeflerimizdendir.

GÜVENLİK

 Yurttaşlarımızın iç güvenliğini sağlamakla yükümlü emniyet teşkilatımızın asayişi temin, terörle mücadeleyi sürdürebilmesi için yeterli sayıda eğitilmiş personele sahip bulunması, görevlerini layığınca yapabilmeleri için bilgi ve teknolojik imkânlardan yararlanabilmeleri yönünde gerekli çalışmalar yürütülecektir.

 Trafik kazaları ülkemizin en önemli sorunlarından biri olup, bu kazalar sonucu her yıl çok sayıda yurttaşımızın can ve mal kaybına uğramasına seyirci kalınamaz. Trafik hizmetlerinin yasalara uygun olarak sıkı bir denetimle yürütülmesi, yasa ihlallerinin tavizsiz uygulanması için yeterli personel ve aracın temini, gerekli teknolojinin kullanılması, altyapı yeterliğinin sağlanması, personel eğitiminin daha da iyileştirilmesi, trafik cezalarının, ihlalleri caydırıcı hale getirilmesi ve denetim ihmallerinin cezalandırılması için gerekli titizlik gösterilecektir.

 Türkiye bölgede ve dünyada barış ve huzur ortamının korunması ve güçlendirilmesine katkıda bulunan ve bulunmaya devam edecek önemli ve büyük bir devlettir. Bundan sonra da bu katkının sağlanması için tüm gayretleri göstermeye devam edecektir.

 Ülkemizin dış güvenliğini sağlamak ve toprak bütünlüğümüzü korumakla yükümlü ordumuzun caydırıcı güçte olması için, ileri teknoloji ile donatılması, silah araç ve gereçlerinin mümkün oldukça yerli üretimce temini için gerekli hassasiyet gösterilerek her türlü destek sağlanacaktır.

 EĞİTİM ve ÖĞRETİM

 Eğitimi ve öğretimi eğitim kurumlarında sürdürülen faaliyetlerin ötesinde, eğitim çağındaki insanlarımızın yaşamlarının bütününü kapsayan bir süreç olarak görüyoruz. Çocuklarımız ve gençlerimizin en verimli dönemlerini eğitim kurumları, dershaneler, kurslar, kitaplar ve bitip tükenmez sınavlarla hayatın pratiklerinden koparmanın yanlış olduğuna inanıyoruz. Bizce gerçek ihtiyaç daha fazla kurs, daha fazla dershane değil, hayatla daha uyumlu olabilmektir. Asıl ihtiyaç, çocuklarımızın çocukluk ve gençlik dönemlerini hayatla ve tabiatla iç içe yaşayacakları ortamları hazırlayacak düzenlemelerin yapılmasıdır.

Çocuklarımızın ve gençlerimizin gereksiz bilgilerle doldurulup yıpratılmasının da önüne geçmek için gerekli düzenlemeler yapılacaktır.

Orta öğrenim ve yükseköğrenim sınavları için kurulan dershaneler yasaklarla ve hukuki zorlamalarla değil örgün eğitimin bu kurumlara olan ihtiyacı yaratan boşluğu ortadan kaldırarak yeni bir yapılanmaya gidilecektir.

Yabancı dil eğitimde köklü reformlarla Liseyi bitiren her öğrencinin kullanılabilir ikinci bir dil bilmesi için gerekli çalışmalar yapılacaktır.

Gençlerimizin, her yaştan öğrencilerimizin sosyal, bilimsel, teknik gelişmelerden yerinde haberdar olabilmeleri, farklı kültürlerle tanışabilmeleri ve küresel bir vizyona sahip olabilmeleri için yurt dışı eğitim destekleri sağlanacaktır. Bu koşullarda öğrenci yabancı dili yerinde kullanıldığı gibi öğrenmek ve ufkunu genişletmek fırsatına sahip olacaktır.

Anaokulundan üniversite son sınıfa kadar tüm öğrencilerimizin, yeterli beslenme ve yeterli eğitim araç-gereçlerinin temini, devletin sorumluluğundadır.

 İlk ve ortaöğretimde eğitim kalitesinin arttırılması, okul-dershane ikilemine meydan vermeyecek uygulamalar ve çözümler üretilmesi temel hedeflerimiz arasındadır. Öğrencilerin eğitim ve öğretim ihtiyaçlarının okul çatısı altında karşılanması sağlanacaktır.

 Eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması, lise mezunlarının üniversite kapısında birikmemesi, mesleki eğitimin teşvik edilip yaygınlaştırılması, mesleki eğitimin istihdama yönelik olarak sürekli kılınması gibi temel sorunların çözümü için de yeni düzenlemeler yapılacaktır.

 Üniversitelerimizin önemli sorunları vardır. Hedef bilginin yeniden üretimi ve yenilenmesi olmalı ve yenilenme her alanda üretim ve değişimin gerçekleşmesine hizmet etmelidir. Bu hedefi gözeterek küresel gelişmeler ışığında üniversitelerde akademik unvanlar yeniden düzenlenerek sadeleştirilecektir. Akademik yükselme kriterlerinin objektif uygulanabilirliğine ve kısıtlamaların ortadan kaldırılmasına yönelik düzenlemeler yapılacaktır.

Yükseköğrenim kuramlarında mali kaynakların kullanımında ve potansiyel akademik beyin gücü olarak akademisyen kadronun istihdamında kayırmacı ve dışlayıcı sübjektif davranışlarla israfına son verilecektir.

Üniversitelerin hazine kaynaklarının kullanımından ve idari faaliyetlerden sorumlu bir devlet direktörü ile üniversitenin akademik gelişimden ve kalitesinden sorumlu akademik CEO vizyonlu rektör tarafından yönetilecek şekilde düzenlenmesi sağlanacaktır. Akademik CEO olarak Rektör seçiminin Cumhurbaşkanı’nın atama keyfiyetinin önüne geçilecek, en çok oy alanın Rektör olabilmesi için gereken çalışmalar yapılacaktır.

 Üniversiteler ile sosyal hayatı, mal ve hizmet üretimi süreçlerini ve piyasalar arasındaki ilişkileri güçlendirerek yeni bir üretim ortamına çekmek üzere yeniden yapılandırılacaktır.

Üniversiteler, bulundukları kent ve bölgenin sorunlarına çözüm üretmeye, bilgi üretimine ve kalkınmaya öncülük etmeye yönelik çalışmalar içinde olacaktır.

 Okullarımızda öğrencilere yabancı dil öğretim kalitesinin yükseltilmesi için gerekli düzenlemeler yapılacaktır.

 Yurtdışındaki çocuk ve gençlerimizin ana dili unutmamaları ve kültürel kimliklerini korumak için yurtiçinde ve yurtdışında eğitim imkânları güçlendirilecektir.

Ayrıca, üniversite son sınıfta öğrencilerimizin dünyayı tanıyabilmeleri, yabancılarla kaynaşabilmeleri, ortak projeler üretebilmeleri için 3 aylığına tüm masrafları devlet tarafından karşılanacak şekilde ve koşulsuz olarak yurtdışına çıkabilmeleri için çalışmalar yapılacaktır.

Gençlerimizin dünya vatandaşı olmaları bizim geleceğimizin de teminatı olacaktır.

Üniversiteler tam özerk olacaktır, Üniversiteler YÖKe tavsiye niteliğinde sembolik bağımlı olacaktır.

 Bilim ve Teknoloji Üniversite Kümelenmeleri oluşturularak, her bölgede 2 veya 3 pilot uzmanlık alanı belirlenerek silikon vadisi benzeri Bilim Teknoloji Vadileri tesis edilecek. Bu Bilim ve Teknoloji Üniversite Kentlerinde, her türlü imkân olacak, öğrencilerin barınma, sosyal ihtiyaçları, kültür hizmetleri verilecektir, ayrıca öğretim üyelerine lojman ve her türlü sosyal yaşamı için ne gerekiyorsa sağlanacaktır.

Bilim ve Teknoloji Üniversite Kentlerinde veya vadilerinde, sağlanacak olanaklarla küresel zihinsel bilgi birikimi ve beyin göçünün tersine çevrilmesi ile nitelikli bilim insanları ve yüksek kaliteli eğitim eski çağlardaki canlılığını da aşarak bilgi kentlerine, kuantum fiziği, gen tekniği, sibernetik girişimcilik adalarına dönüşecektir.

 Buradaki amaç üniversite öğrenci kalitesini yükseltmek öğrencini okulda olduğu zamanı en güzel şekilde değerlendirmesidir.

 Üniversite öğrencileri, bir dönem yurt dışı eğitime gönderilecektir. Amaç, öğrencilerin yabancı dillerinin gelişmesi ve ufkunun açılmasıdır.

 Üniversiteyi bitiren öğrencilere, yeni bir yapılanma süreci başlatılacak, hayata alıştırılacak, devlet desteği verilerek, mesleğinde çalışması için imkânlar sağlanacaktır.

 Üniversiteler arası, eğitim kalitesi süratle giderilecek, öğretimde kaliteli eğitime geçilecektir,

Üniversitelerde aslolan eğitimdir. Şiddet ve hukuk dışı faaliyetler üniversitelerden uzaklaştırılacaktır.

SANAYİ:

 Sınai üretim birimleri, fabrikalar organize sanayilere taşınacaklardır.

 Organize sanayi dışında kalacak fabrikalar için özel bir statü belirlenecektir.

 Sanayide yeniden yapılanma yapılacak, üniversite sanayi işbirliği sağlanacaktır.

 Sanayi yatırımlarında ülke gereksinmesi ve dış dünyanın ihtiyaçları göz önüne alınarak yatırımlar teşvik edilecektir.

 Çevre dostu olmayan sınai yatırımlar desteklenmeyecektir.

Sanayide ARGE ve tasarım çalışmaları hızlandırılacak ve teşvik edilecektir.

 KÜLTÜR VE SANAT

 Yeni bir milli kültür politikası oluşturmak üzere gerekli çalışmalar yürütülecek; oluşturulacak politika ve uygulaması için üniversiteler, aydınlar ve ilgili sivil toplum örgütlerinin görüş ve önerilerinden yararlanılmasına özen gösterilecektir.

 Kültür Bakanlığı Müstakil bir bakanlık olarak ülkenin kültürel gelişmesi ve bilgi toplumu hedefine ulaşılması için üniversiteler başta olmak üzere, ilgili kuruluşlar ve meslek birlikleriyle işbirliği içinde kapsamlı çalışmalar yürütecektir.

 Kültür Bakanlığı, tüm bilim dallarında akademisyen ve serbest araştırmacı bilim adamlarının araştırma ve bilimsel projelerini destekleyecektir.

 Korsan yayınlarla mücadelenin en geçerli yöntemi olarak ve bilgi toplumu hedefine gecikmeden ulaşılması bakımından yayıncıların sorunlarıyla ilgilenilecek; yayınevlerinin KOBİ kapsamına alınarak desteklenmesi, kitap fiyatlarının düşürülmesi ve baskı sayısının arttırılarak okura kaliteli hizmetin verilebilmesi için kitap kâğıdına sübvansiyon uygulaması yapılarak kitap girdilerinde vergi indirimine gidilecektir.

 Kültür Bakanlığımız, sivil toplum kuruluşları ve meslek birlikleriyle işbirliği içinde yurtdışındaki yurttaşlarımızın kültürel ihtiyaçlarını karşılamak ve milli kültür değerlerinden kopmamaları için çalışmalar yürütecektir.

Sanatın her alanı ile başta gençlerimiz olmak üzere her yaştan insanımızın ilgilenmesi, bir toplumsal kültür haline dönüştürülecek, sanatçılar desteklenecektir.

BİLİM ve TEKNOLOJİ

Partimiz, ekonomik büyümenin ülkemiz şartlarını gözeterek ihtiyaçlarını karşılayabilecek kapasiteye ulaştırılabilmesi ve küreselleşme koşullarında uluslararası rekabete cevap verebilecek düzeye getirilebilmesi için bilim ve teknolojiye gerekli önemin verilmesini zorunlu görmektedir.

 Endüstriyel gelişimin sürdürülerek bilgi toplumuna geçişin sağlanması için üniversitelerin öğretim ve Ar-Ge faaliyetlerini geliştirerek birer bilgi ve teknoloji üretim merkezleri haline gelmesi için yeni düzenlemeler yapılarak, yürütülecek çalışmaları mümkün kılacak yeterli kaynak aktarımı sağlanacaktır.

Türkiye’den diğer ülkelere beyin göçü önlenerek; tersine bir akışın sağlanması, yurtdışı master ve doktora burs programları etkinleştirilerek; ülkemiz, uluslararası bilim çevreleri için bir çekim merkezi haline getirilecektir.

MEDYA

Kitle iletişim araçları, toplumsal ve ekonomik gelişmede önemli rol oynayan, demokratik sistemin vazgeçilemez unsurlarıdır. Medya organlarının düşünce ve haberleşme özgürlüğünün gereklerini yerine getirmesi, hizmetlerinin kolaylaştırılması hukuk devletinin gereğidir.

İktidarların ve muhalefetin yanlı ve kamuoyunu yanıltıcı basın uygulamaları, demokrasimize büyük darbe vurmaktadır.

Medya dünyamızın, bağımsız ve özgür olmasını istiyoruz. Basının tarafsız ve objektif olmasının koşullarını sağlayarak doğru habere ve bağımsız basına her türlü destek verilecektir.

 TURİZM

Birçok özelliğiyle büyük bir turizm potansiyeli taşıyan ülkemizi ziyaret eden/edecek konuk sayısını arttırmak, sektörün güçlendirilmesi açısından önemli olduğu kadar; kültürel ve ticari işbirliği yapacağımız ülke ve insan sayısını arttırmak açısından da ayrı bir önem taşı-maktadır. Bu amaçla sadece sahil turizmi ile yetinilmeyerek, fuar, tarih, din, sağlık, kongre turizmini de geliştirmek üzere daha etkin bir tanıtım çalışması ve buna bağlı yeni düzenlemeler yapılacaktır.

Turizmde,12 ay turizm sezonu hedeflenecek, yaz sezonuna sıkıştırılan turizm programları ülkemizin farklı turistik potansiyel zenginlikleri ile buluşturularak 12 ay boyunca sürdürülebilir hale getirilecektir. Bu yönde devlet her türlü desteği sağlayacaktır.

Bununla birlikte ülkemizin ismi uluslararası kullanımda TURKEY yerine TÜRKİYE olarak değiştirilecek ve markalaştırılacaktır.

SAĞLIK

“Sağlıkta ne kadar tüketirsen o kadar sağlıklısın!“ anlayışı yanlıştır. Sağlığa ayrılan kaynaklar artırılacak ve etkin kullanımı sağlanacak; ulusal sağlık politika ve stratejileri hayata geçirilecektir.

Sağlıkta tüketimi önceleyen tedavi edici hekimlik yerine koruyucu ve önleyici hekimliğin ön plana alınması gerekmektedir.

Anne ve çocuk sağlığı ve eğitimi öncelikli hedefimizdir.

0-16 yaş arası çocukların sağlıklı beslenmesi için ulusal bir beslenme programı hazırlanacaktır.

Sigara ve tüm bağımlılık yapıcı tüm maddelere karşı etkili bir kampanya yürütülecek, gençlerimizin bu ölümcül tuzaktan uzak tutulması için etkin önlemler alınacaktır.

Devlet hem sigara bırakma kampanyası düzenlerken bir taraftan da sigara fabrikası kurulmasına izin vererek kendisi ile çelişmeyecektir. Gıda terörünün önüne geçmek adına gerekirse adam öldürmeye tam teşebbüs kapsamında değerlendirilecek, mevcut yasalarla ve anayasa ile çelişmemesine özen gösterilerek buna uygun yasalar çıkarılacaktır.

Trafik kazalarında ölüm ve kaza sonucunda oluşan sakatlığa bağlı sağlık ve işgücü kaybını engellemek birincil sorumluluklarımızdandır.

Bunun içinde sadece trafik cezası kesmek yerine araç kullananları bilinçlendirmeye yönelik eğitimler daha ilköğretim yıllarında verilmeye çalışılacaktır.

Büyük ölçüde dışa bağımlı olduğumuz ilaç/tıbbi teknoloji alanında ulusal bir strateji oluşturulacak ve yaşama geçirilecektir. 21 yüzyılda giderek önemi artan biyoteknolojik ilaçlar ve nanoteknolojik teknolojiler alanında kısa-orta ve uzun verimli stratejiler oluşturulacaktır.

Hastaneler, Yeniden yapılandırılacak. Özel hastaneler, çalışan ve emekliden muayene parası almayacaktır. Özel hastanelerle yeniden anlaşmalar yapılıp yeni bir düzen getirilecektir. İlaç konusunda doktorlarla sık sık seminerler düzenlenip, ilaç konusunda bilgilendirilecektir, gereksiz ilaç yazma dönemi bitecektir. Doktorların ve hastanenin reçetelerinde hastayı tedavi edecek ilaçlar olacaktır. Gereksiz ilaç tüketimine son verilecektir.

SOSYAL HİZMETLER

Aile ve Kadın

Aile kurumunun korunması ve güçlendirilmesi için ekonomik ve sosyal önlemler alınacaktır. Bizi diğer ülkelerden daha güçlü kılan aile kurumlarımızın sağlamlığıdır. Bunun bozulmasını önleyecek çalışmalar yapılacaktır.

Çocuklarımızın anneleri ve ilk eğiticileri olan kadınlarımızın eğitim düzeyinin yükseltilmesi, çalışma hayatında daha çok yer almalarının sağlanması ve üretime katkılarının arttırılması, istihdamlarının kolaylaştırılması için gerekli çalışmalar yürütülecektir.

Kadınlarımızın aile içi şiddet ve toplum hayatında çeşitli istismar ve baskılara uğramaktan korunması için sosyal, kültürel ve ekonomik tedbirler alınacaktır.

Partimiz, kadınlarımızı erkeğin arkasından gelen değil, yaşamın her alanında erkeklerle omuz omuza yürüyen cesur, atak, eğitimli, tam donanımlı ve kendine güvenen bireyler olarak görür. Kadınlarımızdan gelecek nesilleri de bu öğretiyle yetiştirmelerini istiyoruz.

Cennet gerçekten anaların ayakları altında olduğuna göre onların hak ettikleri yerlerde olmaları bizim sorumluluğumuzdur.

 Çocuklarımız ve Geleceğimiz

Partimiz programında çocuklar umudumuz ve geleceğimizin garantisidir. Partimiz çocuklarımızın özgür, mutlu ve huzurlu özgüvenli bireyler olarak yetiştirilmelerine özel bir önem vermektedir. Çocuk istismarına karşı başta eğitim çalışmaları ve kamusal kampanyalar olmak üzere yoğun çalışmalar yapılacaktır.

Partimiz uluslararası Çocuk Hakları Sözleşmesine ve ilkelerine harfiyen bağlı kalarak dünyaya örnek bir ülke olma yolunda her türlü adımı atacaktır. Çocuklarımız her türlü istismara, baskı ve sömürüye karşı caydırıcı uygulamalar ve hukuki düzenlemeler ile titizlikle korunacaktır.

Doğumuyla birlikte bireysel kimliğe sahip olan çocuğun, anadilinde eğitim, ait olduğu kültürel değerlerini yaşaması, çağdaş bilimsel bir eğitim alma olanaklarına sahip olabilmesi en temel hedeflerimiz arasındadır. Çocuklarımızın ana kucağından başlayarak aile ortamında, sokakta ve okulda şiddet dışı eğitim ve bilinçlendirme ortamlarında ve insani değerlerle, insan ve doğa sevgisiyle donatılıp yetiştirilmeleri için her türlü tedbir alınacaktır. Özgür ve katılımcı bir kişiliğin gelişmesi için gerekli tüm araçların sağlanmasına yönelik her türlü düzenleme yapılacaktır. Hür düşünceli, merak eden, sorgulayan, araştıran, karar verebilen, ülkesel ve küresel gelişmelerden haberdar, sorunlar karşısında çözüm arayan ve üreten donanımlı ve yetenekli gençler yetiştirilmesi hedeflenmektedir.

Çocukların görsel, sanal, aile ve okul ortamlarında ayrıştırıcı, ötekileştirici değil, yerli veya göçmen, şu milletten, bu inançtan gibi ayrımcılığı körükleyici değil, kaynaştırıcı, toleranslı bireyler olarak yetişmeleri esas alınacaktır.

Sorumluluk bilinci ile yetiştirilen çocuklarımızın karar alma, öneri geliştirme süreçlerine aktif katılımları ile özgüven ve geleceğe dair ufuklarının gelişmesine ve toplumsal katılımcılığa hizmet edecek çeşitli inanç ve kültürlerde tarihsel uygulamaları olan Anadolu Çocuk Meclisleri uygun olan her ortamda hayata geçirilecektir.

Çocuk Esirgeme Kurumunun koruması altındaki çocukların geliştirilip güçlendirilecek koruyucu aile uygulamasıyla aile ortamlarında yetişmeleri garanti edilecektir. Koruyucu aile olmak isteyenler eğitici ve maddi desteklerle özendirilecek ve yaygınlaştırılarak kurumsallaştırılacaktır.

Çok çocuk yapmak bir marifet veya prestij unsuru olarak görülmemelidir. Yarınımızın teminatı olan çocukların gerektiği şekilde ve tüm dünya vatandaşlarıyla aynı imkânlara sahip olması bizim sorumluluğumuzdadır.

 Engelliler

İnsanları engelli duruma getiren nedenlerle mücadele edilerek; özellikle trafik kazalarının önlenmesi ve yurttaşlarımızın beslenme yetersizliğine yol açan konularda gerekli çalışmaların yürütülmesine büyük önem verilecektir.

Engelli yurttaşlarımızın istihdamını arttırmak üzere, çalışma alanlarını genişletmeyi sağlamak için yeni düzenlemeler yapılacaktır.

Unutulmamalıdır ki, bizim de yarın bir engelli olmamız mümkündür. Bize yapılmasını istemediğimiz bir şeyi bizim başkasına yapmamız doğru değildir.

Tüm engellileri ilgilendiren işsizlik kamu ve özel sektörde %3 kontenjanı ile alım yapılmaktadır. Ancak bu sayıyı %5e yükseltmek acil bir gerekliliğe dönüşmüş bulunmaktadır.

 Yaşlı Bakım Hizmetleri

Huzurevlerinde bakımı sürdürülen yaşlılar için hizmet kalitesinin yükseltilmesi, hizmetlerin dünya standartlarına uygun haline getirilmesi sağlanacak, ihtiyacı karşılamak üzere yeni huzurevleri açılacak ve özel huzurevlerine destek ve denetim hizmeti verilecektir.

Arzu eden yaşlılar için sosyal hizmet uzmanları gözetiminde evde bakım ve kontrol hizmeti verilecek, yaşlılara bakım için ailelere yardım yapılacaktır.

Kendi ana-babamıza yaşlandığında gösterdiğimiz saygıyı tüm yaşlılarımıza göstermek zorundayız. Unutmayalım ki bizlerde yaşlanıyoruz. Onları 2. Yaşama hazırlayacağız.

GENÇLİK ve SPOR

Gençlik

Gençliğimiz milletimizin geleceğine dikilmiş fidanlardır. Eğitimi, öğrenimi, terbiyesi, donanımları ne ölçüde kaliteli olursa geleceğimize o denli umutla bakma hakkına sahip olabiliriz.

Gençliğimizin yetişmesine önem veriyor olmak, ebeveynin eğitimi ve refah seviyesine, aile içinde aldığı eğitim ve terbiyenin yeterliliğine, ilkokuldan üniversiteye kadar her seviyede kurumsal eğitiminin kalitesine, medya araçlarından ne ölçüde olumlu yönlendirmeler aldığına bağlıdır.

Sağlıklı beslenen, eğitim ve iş olanakları konusunda ağır sorunlarla karşılaşmayan, beş yaşından otuz yaşına kadar sürekli sınav stresiyle bunaltılmayan, okulda sadece öğretim değil, yaşamı için gerekli sosyal ve ahlaki eğitimi alan, zararlı alışkanlıklar ve kimlik yabancılaşmasının yoğun baskı ve propagandası altında yalnız bırakılmayan, özgür düşünceli bir gençlik yetiştireceğiz. Gençliğimiz bir parçası olduğu topluma ve insanlığa yararlı, sadece tüketmeyen, daha çok üreten, ahlaki, milli ve evrensel insani değerlere önem veren, bilgili, görgülü, kültürlü, sağlam karakterli, çalışkan, özgüven sahibi, sorgulayan geleceğe umutla bakabilen, özgüven sahibi, sorgulayan ve büyüklerine bu umudu veren bir gençliğin yetiştirilmesi için gerekli önlemler alınacaktır.

Genç kızlarımızın eğitim ve becerilerinin geliştirilmesi için yürütülecek çalışmalara ayrıca titizlik gösterilecektir.

 Spor

Sporun amacı, başta gençlerimiz olmak üzere tüm yurttaşların beden ve ruh sağlığının korunup geliştirilmesidir. Bu ilkeye dayalı olarak, sporun sadece futbol alanında değil, tüm dallarda toplumun geniş kesimlerine ve her yaş grubuna hitap edecek şekilde yaygınlaştırılması sağlanacaktır.

Başta okullar olmak üzere tüm kamu kuruluşları ve yerel yönetimler ile özel sektörün çalışanlarına spor zaman ve imkânı hazırlaması özendirilecek; tüm dallarda amatör spor çalışmaları teşvik edilerek desteklenecektir.

 ÇEVRE

Cumhuriyet tarihimizin en kapsamlı çevre programını başlatacağız. Yaşadığımız dünyanın bizden öncekilerden miras alınan ve bizden sonrakilere daha yaşanılır bir dünya olarak miras bırakılması gerektiği bilinciyle, çevre bilincinin aile, okul, toplum, medya boyutlarıyla geliştirilmesi gerekmektedir.

Çevre bilincinin geleceğe yönelik olarak eğitimle geliştirilmesinin yanı sıra kullanılan toprak, işyeri, ev, toplu yaşam alanlarında; her tür yatırım ve yapımda, tüketim araç ve gereçlerinde, tüketilen yiyecek ve içeceklerde, tüketilen hava, su ve yeşil alanlarda, akarsularda, denizlerde çevreyi ve doğayı korumaya özen gösterilecektir.

Bu dünya bize çocuklarımızdan emanettir. Bu duygularla çevremize sahip çıkacağız.

BELEDİYELER

Belediyeler yeniden düzenlenecek asli görevlerine dönecektir. Belediyelerin yan kuruluşları yapısına son verilecektir. Belediyelere yapılan yardımlar yeniden düzenlenecektir.

Büyük şehir içerisinde kalan, ilçe belediyeler in faaliyetleri sonlandırılacak, bütün hizmetleri büyük şehir verecektir.

Büyük şikâyete yol açan bugün yap, yarın sök mantığına son verilecek. Yol yapımından önce, bütün kuruluşlar alt yapıyı yapacak sonra üst yapı yapılacaktır.

İmarı olmayan hiçbir meskene iş yerine elektrik, su ve eğitim hizmeti götürülmeyecektir.

Şehir içinde kalmış, sanayiler, 2 yıl içerisinde organize sanayiye taşınacaktır.

İHALELER

 Yeni bir ihale kanunu çıkarılacak. Her ilde bir ihale komisyonu kurulacak. Bu ihale komisyonu kamunun ihtiyaçları burada ihaleye çıkarılacaktır.

İhaleler internet vasıtasıyla duyurulacak ve şartları uygun olan herkes ihaleye internet vasıtasıyla girebilecektir.

ORMANLARIMIZ

Ormanlarımız korunacak, yeni orman bölgeleri açılacaktır. Kesinlikle orman arazisi hiçbir şart altında imara açılmayacaktır. Ormanlar ekonomik değeri yüksek ağaçlar dikilecektir. Ormanlardaki ağaçların bakımı yapılacak, sağlıklı büyümesi sağlanacaktır.”

Haber-Foto-Fehmi DUMAN-Sabahattin Birinci-Necla Bakan


Bu haberler ilginizi çekebilir!
Yukarı Geri Ana Sayfa
saç protezi rolex replika saat